MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilince davalıdan satın alınan 23.534,42 TL tutarlı faturaya konu mal bedelinin ödenememesi üzerine davalı yanca fatura tutarıyla birlikte 14.748,00 TL işlemiş faiz miktarının toplamını oluşturan tutar üzerinden müvekkili aleyhine takibe girişilmiş ise de işlemiş faiz tutarının fazla talep edildiğini zira müvekkilinin temerrüde düştüğü tarih itibariyle 5.085,16 TL işlemiş faiz tutarından sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin icra masraflarıyla birlikte icra dosyasına 50.507,03 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını bu durum karşısında 15.495,00 TL'nin fazladan tahsil olunduğunu belirterek bu tutardan dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tesbitine %20 oranında tazminatın davalıdan tahsiline ve belirtilen tutarın (15.495,00 TL) davalıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı yanın takibe konu borcu ödedikten sonra menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını bu durumda ancak istirdat davası açabileceğini bildirmiş ve müvekkilince talep edilen işlemiş faiz tutarında da bir isabetsizlik olmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davaya konu edilen tutarın davalıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verilerek yargılamaya devam edilmiş ve davacının takibe konu miktarın tamamını ödedikten sonra ancak istirdat davası açılabileceği artık menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine bakıldığında; mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verildiği halde vekalet ücreti davalı yanca sarfolunduğu iddia olunan yargılama giderleri ve tesis edilmiş olan tedbir kararının akibetiyle ilgili bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.