MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati tedbir isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin avukatı olan davalının kendisine duyulan güvene dayanarak elde ettiği imzalı kağıtlar üzerine borç doğurucu nitelikte sahte senet tanzim ederek icra takibine koyduğu iddiasıyla açmış olduğu menfi tespit davasında icra takip dosyası hakkında ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği gerekçesi ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, kararı ihtiyati tedbir isteyen vekili temyiz etmiştir.
İhtiyati tedbir isteyen vekili tarafından “icra takip dosyası hakkında ihtiyati tedbir kararı” talep edilmiş olup, mahkemece bu istem icra takibinin durdurulması talebi şeklinde değerlendirilerek İİK’nun m.72/2 hükmünün koşullarına uygun olmaması nedeniyle reddedilmiştir. “Hâkimin davayı aydınlatma görevi” başlıklı HMK’nun 31’inci maddesine göre, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” Anılan kanun hükmü uyarınca hukuki açıdan belirsiz olan talep karşısında ihtiyati tedbir isteyene talebinin açıklattırılması gerekirken; tedbir isteminin, icra takibinin durdurulması talebi şeklinde yorumlanarak İİK’nun m.72/2 hükmüne göre reddedilmesi isabetsizdir. Öte yandan “Hukukun uygulanması” başlıklı HMK’nun 33’üncü maddesine göre “Hâkim, Türk hukukunu resen uygular.” Bu kanun hükmü gözetildiğinde vakıaların ileri sürülmesi ve ispatı taraflara, hukuki nitelendirme ise hâkime aittir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında “icra takip dosyası hakkında ihtiyati tedbir kararı” talep edildiğine göre bu istemin İİK’nun m.72/3 hükmü uyarınca “icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi” şeklinde değerlendirilmesi ve uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi de mümkündür.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hukuki esaslar gözetilmeden yapılan değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy