MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 1997 yılından buyana süregelen bayilik ilişkisinin bulunduğunu, en son 2007 yılında bayiilik sözleşmesinin yenilendiğini, diğer müvekkili davacı ...'ın maliki olduğu ve aynı zamanda istasyonun kurulu bulunduğu taşınmaz üzerinde davalı lehine intifa hakkı tesis edildiğini, sözleşme gereğince davalının müvekkili şirkete LPG temin etmekle yükümlü bulunduğunu, ancak davalı şirketin 2010 yılında sürekli olarak bu yükümlüğünün aksatmaya başladığını, yaşanan sıkıntının bir çok defa şifahen dile getirildiğini, en son 02.10.2010 tarihinde istasyona son kez gaz temin edildiğini, temin olunan gaz miktarının yetersiz olduğunu, bu durum üzerine müvekkili şirketin 05.10.2010 tarihinden itibaren istasyonunda gaz bulunmadığının noter marifetiyle günlük olarak tespit ettirildiğini, akabinde müvekkili şirket tarafından davalı yana keşide edilen 08.10.2010 tarihli noter ihtarnamesi ile müvekkili şirkete 24 saat içerisinde gaz temin edilmesinin istendiği aksi takdirde sözleşmenin fesh edileceği hususunun ihtaren bildirildiğini, ihtarnamenin 14.10.2010 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmesine karşın herhangi bir sonuç alınamaması üzerine 15.10.2010 tarihli noter ihtarnamesinin keşide edilerek bayilik sözleşmesinin tek taraflı ve haklı olarak feshedildiğini, 03.10.2010 tarihi ile fesih tarihi olan 15.10.2010 tarihleri arasında 13 gün süre ile davalı şirketin mal ikmali yapmaması sebebiyle müvekkilinin zararının oluştuğunu, öte yandan davalı şirket lehine bayilik sözleşmesi çerçevesinde tanınan intifa hakkının kaldırılması için keşide edilen ihtarnamenin de semeresiz kaldığı gibi davalının cevabı ihtarnamesinde; bayiilik sözleşmesindeki 150.000,00-USD cezai şartın ödenmesinin ve müvekkili ...'a ait intifaya konu taşınmazın kullanımına son verilmesinin istendiğini ileri sürerek intifa hakkının dayanaksız kaldığından tapudan terkinine, bayiilik sözleşmesinin haklı olarak fesh edildiğinin tespiti ile muarazanın giderilmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00-TL maddi zararın tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiş, 11.06.2012 harçlandırma tarihli ıslah dilekçesi ile gaz temini yapılamayan dönemde müvekkil kaybının 21.000,00 TL olduğunu belirterek 5.000,00 TL zararının 16.000,00 TL artırılarak 21.000,00 TL nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, intifa hakkı tesis edenin davacı ... olup, intifa sözleşmesi ile bayiliik sözleşmesinin taraflarının farklı olduğunu, irtibatlı olmadıklarını, davacı şirketin mal teslim edilmediği yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, feshin haklı nedene dayanmadığını, davacı şirketin başka bir gaz dağıtım firması ile prensip anlaşmasına vardığını, zarara uğrayanın aslında müvekkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre; davacı şirketin piyasa ihtiyaçları doğrultusunda yeteri kadar LPG'yi istasyonda bulundurmak zorunda olup, LPG'yi münhasıran davalıdan temin etmek zorunda olduğu, LPG temininde aksama durumunda hangi hallerde davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğinin sözleşmenin 5 ve 8. maddelerinde açıkça belirtildiği ve fakat davalı şirketin bu maddelerdeki gerekçelerden herhangi birine dayandığını iddia etmediği, 02.10.2010 tarihli faturadan sonra davalı tarafından davacıya LPG teslimatı yapılmadığı, davalı yanca bunun nedeni belirtilmediği gibi sözleşme kapsamında bir kurtuluş beyinesi de getirilmediği, dolayısıyla davalı tarafından bayii davacı şirkete LPG teslimatı yapmadığından davacı bayiinin sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, bilirkişinin zarar hesaplamasına itibar edilmediği, davacının fesih tarihine kadar oluşan müspet zararının 7.200,00 TL olarak belirlendiği, davacı şirket ortağı ... tarafından davalı şirket lehine kurulan intifa hakkının aynı tarihte davalı şirket tarafından davacı şirkete devir edildiği, bayilik sözleşmesi ile devir sözleşmesi birlikte değerlendirildiğinde bir birinin ayrılmaz parçaları olduğu, davacı bayii tarafından sözleşmenin haklı feshi nedeniyle "sebebin ortadan kalkması koşulu" gerçekleşmiş olduğundan intifa hakkının tapudan terkin edildiği gerekçeleriyle davanın alacak yönünden kısmen diğer talepler açısından tamamen kabulü ile bayilik sözleşmesinin davacı şirket tarafından haklı olarak feshedildiğinin tespitine, 7.200,00-TL müspet zararın 5.000,00 TL'lik kısmının dava, 2.200,00-TL'lik kısmının ise 11.06.2012 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından davalı lehine taşınmazı üzerinde tesis edilen intifa hakkının terkinine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy