MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili lehine intifa hakkı tesis edilmiş olan taşınmazdaki akaryakıt istasyonunda davacının bayii olarak faaliyet gösterdiğini, taraflar arasındaki dikey anlaşmanın intifa süresi sonuna kadar devam edeceğine inanılarak davalı şirkete inkişaf bedeli (istasyon geliştirme desteği) ödendiği gibi taşınmaza yapılan inşaat giderlerinin de karşılandığını, ancak Rekabet Kurulunun düzenlemeleri ile intifa süresinin bir bölümünün geçersiz kaldığını, gerçekleşmeyen anlaşma süresine ilişkin olmak üzere peşinen sağlanan kazanımın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebileceğini, davalının maliki olduğu taşınmazın üzerindeki intifa hakkı terkin harcı ve sair işlem masraflarının davalı malik nam ve hesabına müvekkilince karşılandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 8.440,37 TL terkin harç ve masraflarının ve taraflar arasındaki dikey anlaşmanın, tesis edildiği tarihte öngörülen süresinden daha erken bir tarihte sonlanması nedeniyle, istasyon zemin betonu, istasyon bina inşaatı ve bunlarla sınırlı olmamak üzere benzeri ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapıların ödeme kalemlerinden geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden kısmının dava tarihi itibariyle ÜFE ile uyarlanıp amortisman uygulanarak güncellenmiş 16.645,92 TL'nin iktisap tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanca karşılanan intifa terkin harç ve masraflarının müvekkili tarafından davacıya ödendiğini, davacının diğer taleplerinin hukuksal dayanağının bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin 11.09.2012 tarihli celsede davadan feragat ettiği, bu beyanını imzası ile tasdik ettiği, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi vekalet ücretine yöneliktir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur.” Mahkemece bu yön gözetilmeden davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 Sayılı HMK ' nın geçici 3. maddesinin atfı uyarınca 1086 Sayılı HUMK' un 438/7. maddesine göre düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (4) nolu bendinde yer alan "1.200,00 TL vekalet ücreti" şeklindeki rakam ve sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine "3.968,33 TL vekalet ücreti" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.