MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında akaryakıt bayiilik sözleşmesi imzalandığını ve diğer davalıya ait taşınmaz üzerinde intifa hakkı tesis edildiğini ve bir takım sabit yatırımlar yapıldığını, ancak Rekabet Kurulu'nun 12.03.2009 tarihli internet duyurusu ile intifa sözleşmelerinin rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağının kararlaştırıldığını, bu nedenle sözleşmenin kararlaştırılan tarihten daha önce sonlandırıldığını, taraflar arasındaki dikey anlaşmanın, tesis edildiği tarihte öngörülen süresinden daha erken bir tarihte sonlanması nedeniyle, müvekkili tarafından akaryakıt istasyonuna yapılan sabit yatırım bedelinin geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden kısmının dava tarihi itibariyle ÜFE ile uyarlanıp amortisman uygulanarak güncellenmiş 56.813,98 TL'nin işleyecek değişen oranlarda avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı kararı, bayilik sözleşmelerinin sona erdirilmesini gerektirmeyip, aksine rekabet yasağının süresini ve grup muafiyetinden faydalanma hususunu düzenlediği, kaldı ki, davaya konu bayiilik sözleşmesinin Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı kararında yer alan 18.09.2005 tarihinden sonraki tarih olan 24.01.2007 tarihinde düzenlendiği, Rekabet Kurulunun kararında yer alan 18.09.2005 tarihinden sonra düzenlenen sözleşmelerdeki sözleşme süresi ne olursa olsun grup muafiyetinin 5 yıl süre için yararlanacağının bildirilmesine rağmen 5 yıllık sürenin sonu beklenmeden sözleşmenin davacı tarafından Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı kararı uyarınca geçersiz hale geldiğinden bahisle sona erdirildiği, sözleşmenin sona erdirilmesinde davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığı gibi sözleşmenin davalı yanca da feshedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.