MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık arasında ticari ilişki kurulduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıların oluşturduğu adi şirkete mal satıldığını, mal bedelinin ödendiğini, ancak ödemelerin vadesinde gerçekleşmediğini, müvekkili şirket lehine "vade farkı alacağı"nın doğduğunu, vade farkının ödenmesi yönünde davalı ... ortaklığa keşide edilen ihtarnamenin semeresiz kaldığı gibi vade farkı faturasının da kabul edilmediğini, oysa davalı ... tarafından sipariş formlarında talep edilen mallara ilişkin olarak yapılacak ödemeye ilişkin vadenin bizzat belirlendiğini, müvekkili şirketin de sipariş formunda yer alan vade süresi eklenmek suretiyle fatura düzenlendiğini, dolayısıyla müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturaların matbu olmayıp, her bir faturanın içeriği, miktarı gibi, vade tarihi ve vade farkı, ödenecek vade farkı oranı ayrı ayrı belirlendiğini ve faturalara açıkça yazıldığını, davalılar tarafından bu şekilde düzenlenen faturalara herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, böylece taraflar arasında vade farkı uygulanacağına ilişkin teamül veya fiili bir durum meydana geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 14.11.2012 tarihli vade farkı faturasından kaynaklanan 55.105,94 TL nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, müvekkilleri şirketlerin ortağı olduğu adi ortaklık ile davacı arasında yazılı bir vade farkı sözleşmesi bulunmadığı gibi vade farkına ilişkin uygulanagelen bir teamülün olmadığını, faturalardaki vade farkına ilişkin kayda dayanılarak talepte bulunulamayacağını belirterek davanın reddini karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, taraflar arasında vade farkına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi teamülün olmadığı, vade farkı konusunda faturalarda yer alan bu yöndeki kayıtların vade farkının davalılar tarafından kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy