MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı, davalı banka tarafından aleyhine genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacağın tahsili için girişilen icra takibinin usulsüz tebligat sonucu kesinleştiğini, takibe dayanak kredi sözleşmelerinde bulunan imzaların kendisine ait olmadığını, icra takibinde hangi sözleşme için ne kadar alacak talep edildiğinin belirtilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... Bilgisayar Dış Tic.Ltd.Şti. ile arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmediğini, borçlular hakkında icra takibine girişildiğini, davacı iddialarının dayanağının olmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, icra takibine dayanak genel kredi sözleşmelerinden 04.08.2006 tarihli 30.000,00.TL ve 01.03.2007 tarihli 100.000,00.TL bedelli genel kredi sözleşmelerinde davacıya atfen atılan imzaların davacının eli ürünü olmadığı, diğer kredi sözleşmesinin 10.07.2003 tarihli 10.000.00.TL bedelli olup, 28.11.2003 tarihli limit artırımı ile limitinin 30.000,00 TL'sına çıkarıldığı, davacı yanca anılan sözleşmedeki ve limit artımdaki imzalarının kabul edildiği, buna göre sözü edilen genel kredi sözleşmesinden dolayı davacı kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ve kendi temerrüdü ile sınırlı olacağı, takip tarihi itibarıyla davalı bankaya 30.000,00.TL asıl alacak, 7.937,50.TL temerrüt faizi ve 396,87.TL Bsmv olmak üzere toplamı 38.334,37TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacının icra takibinden dolayı davalı bankaya 38.334,37.TL borcunun bulunduğu saptandığından 31.860,33.TL için borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve koşulları bulunmadığından taraflar yararına kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı yanca icra takibine konu yapılan alacağın davacının kefil olarak imzasını kabul ettiği davalı bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 15.04.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığı davalı bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalı bankanın anılan şubesi tarafından 6297599 kredili mevduat hesabının açıldığı ve icra takibine konu alacağın bu hesaptan kullandırılan kredi borcundan kaynaklandığı belirtilmiş ise de; rapor ekindeki hesap ekstrelerinde 6297599 hesap numarasının ... şubesine ait olduğu görülmüştür. Keza davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik 07.05.2013 tarihli itiraz dilekçesinde de, bilirkişi raporunda borç dökümü yapılan ve hesaplanan kredili mevduat hesabının ... Şubesine ait olup, müvekkilinin imzasının bulunmadığı sözleşmeye ait olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin anılan dilekçesindeki itirazları üzerinde yeterince durulup konusunda uzman bir bilirkişiden davacının yukarıda belirtilen itirazlarını da karşılar şekilde Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınıp varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy