MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ve davalı vek. Av. ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalıya satılan faturalara dayalı çelik malzemesi bedeli ödenmediği için girişilen icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilme talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan alınan sıcak iş çeliği ürünlerinin işlenmek üzere ısıl işleme tabi tutulması sırasında kalıplarında çarpılmaların meydana geldiğini, ürünlerdeki ayıp nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek davanın reddini istemiş, karşı dava yolu ile şimdilik 3.000,00 TL tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalı tarafından satın alınan ham çelik numunesi üzerinde yapılan incelemede ayıbın satın alınan sıcak iş çeliğinden kaynaklanmadığı, ayıbın ısıl işlem prosedürü orjinli olduğu, bir başka ifade ile ayıbın ısıl işlem sırasında gerekli tedbirlerin alınmamasından kaynaklandığı, ısıl işlemlerini yapan davalı tarafından yeterli tedbirlerin alınmadığı, takip edilmeyen karşı davanın tefriki gerektiği gerekçeleri ile asıl davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, müracata kalan karşı davanın bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davanın temelini oluşturan icra takibine dayanak yapılan faturalardan dördü mal satışına ilişkin faturalar olup diğer üçü (23.06.2008 tarih 831174 14.07.2008 tarih 832394 no.lu ve 25.07.2008 tarih 833046 no.lu faturalar sertleştirme ve temperleme (ısıl işlemi ile ilgili) hizmetlerine ilişkindir. Hükme esas alınan 09.09.2011 tarihli bilirkişi heyeti raporunda satışa konu ham ürünlerde ayıp bulunmadığı, kalıplarda ısıl işlem sırasında ortaya çıkan tolerans sınırları dışındaki çarpılmanın ayıp olarak değerlendirilebileceği ve böylece ayıbın ısıl işlem prosedürü orjinli olduğu belirtilmiştir. Mahkemece ısıl işlemin davalı tarafça yapıldığı kabul edilerek hüküm oluşturulmuş ise de yukarıda da açıklandığı gibi takip ve dava konusu faturalardan üçünün ısıl işlem hizmeti ile ilgili yani sertleştirme ve temperleme nedeniyle düzenlenen faturalar olduğu ve bu faturalar kapsamındaki ısıl işlemin davacı tarafça yapılmış olduğu gözetilerek belirtilen bu faturalar kapsamındaki işlemlerle ilgili ayıp savunması üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına 990 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.