MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ... plakalı, ... Marka, ... 2010 model aracın 32.750,00 TL bedel karşılığında 2. el satışı için 27/06/2012 tarihli araç satış sözleşmesi yapıldığını, aracın davacı şirket tarafından 26/07/2012 tarihinde 33.800,00 TL bedelle 3. şahsa satıldığını, ancak aracın alıcısı tarafından kasko yaptırılmak istenilmesine rağmen motorunun başka bir pert araçtan çıkma olduğu gerekçesiyle sigorta yapılmadığını, bu şekilde aracın motor değişimi nedeni ile gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine aracın 27/07/2012 tarihinde 33.800,00 TL bedel 305 TL zarar ödenerek satılan 3.kişiden geri alındığını, konunun derhal şirket yetkililerine bildirildiğini, ancak şirket yetkilisinin çocuğunun hasta olduğu vb sebeplerle aracın geri alınması ve bedel iadesi taleplerinin yerine getirilmediğini, davalıya 05/09/2012 tarihli noterden ihtarname gönderildiğini, olumsuz cevap alındığını, ... 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/132 D.İş sayılı dosyası ile araç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, yapılan inceleme sonucunda motor değişiminin aracı gizli ayıplı hale getirdiğini ve değer kaybının 4.000,00 TL olduğunun belirlendiğini, motor değişiminin davalı tarafça gerçekleştirildiğini, kasıtlı olarak davacıdan gizlenildiğini, BK 219. maddesi ve devamı maddeleri gereğince müvekkilinin ihtarname ile seçimlik haklarından aracın geri alınması ve bedelinin iadesini talep ettiğini, davalı tarafından bu talebin red edilmesi üzerine daha fazla aracın değer kaybına uğramaması için, aracın ayıplı olduğu belirtilerek 30.500,00 TL bedel ile 3. Bir şahsa satıldığını, BK 227. maddesi gereğince öncelikle değer kaybı olarak tesbit edilen 4.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, bu talep kabul edilmediği takdirde müvekkilinin uğramış olduğu 3.985,69 TL tutarındaki zararın, zarar tarihinden itabaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı tarafından tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözkonusu aracın satın alınmadan önce 1 gün boyunca davalı şirketin ilgili servisine gösterildiğini, davacının Türkiye'de önde gelen ... Holding ve ... markasının ... bayisi olduğunu, sıfır kilometre araçların satışını, servis hizmetlerini ve ekspertiz hizmetlerini sağladığını, davacı tarafın söz konusu aracı beğenerek, görerek ve gerekli incelemeleri yaparak satın aldığını, BK 223/1 maddesi uyarınca satın aldığı aracı imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorunda olduğunu, taraflar arasındaki araç satım sözleşmesinin 27/06/2012 tarihinde gerçekleştiğini, bu tarihten itibaren 3 ay sonra ihtarname gönderildiğini, BK 223/1 maddesinde belirtilen uygun sürenin aşıldığını, bu durumda satılanı ayıbı ile birlikte kabul etmiş sayıldığını, ayrıca davacı şirketin sıfır kilometre araç bayisi ve servis sağlayanı olması sebebiyle, aracı gizli ayıp söz konusu olarak satın almasının mümkün olmadığını, araçta gizli ayıp olduğu düşünülse bile BK 223/2 maddesi gereğince ayıp ortaya çıkar çıkmaz bildirilmesi gerektiğini, davacının aracı 3.kişiye sattığı 26/07/2012 tarihinden ihtar tarihine kadar 1,5 aylık bir süre geçtiğini, gizli ayıbın hemen bildirilmediğini ve gizli ayıbın da olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının satın aldığı aracın motorunun değiştiğini ve gizli ayıplı olduğunu en geç ...'e satıp, ayıplı olduğunun öğrenilmesi üzerine 27/07/2012 tarihinde geri aldığında öğrendiği, bu tarihten itibaren TBK'nun 223/2. maddesi gereğince durumu hemen satıcıya bildirmesi gerektiği, ancak davacının ayıp ihbarını satıcıya bu tarihten itibaren yaklaşık 1,5 ay sonra 20 Eylül 2012 tarihli ihtarname ile bildirdiği, davacının gizli ayıbı öğrendiğinde hemen davalıya bildirmediği, TBK'nun 223/2. maddesi gereğince satın aldığı aracı ayıpla birlikte kabul etmiş sayılacağı, bu sebeple gizli ayıptan dolayı uğradığı zararları talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy