MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı ...'ın keşide etmiş olduğu ... ... Şubesine ait 17.04.2008 keşide tarihli 10.120,00 TL bedelli çekden dolayı müvekkiline borçlu olduğunu, davalının çeki ödememesi üzerine hakkında ... 3. İcra Müdürlüğünün 2011/3591 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının yapılan takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin alacaklı tarafa hiçbir borcunun olmadığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, çek bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddi ile kötüniyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece, çekin keşide tarihinin 17/04/2008, ibraz tarihinin ise 24/04/2008 olup dava tarihinin ise 14/09/2011 tarihi olduğu, TTK nun 644. maddesine göre talepte bulunmak için gerekli sürenin sona erdiği, TTK.nun 705. maddesi uyarınca ibraz müddetinin geçmesinden sonra yapılan cironun alacağın temliki hükümlerini doğurduğu, davacının ibrazdan sonra ciro ile çek hamili olduğu, TTK.`nun 690 ve 730. maddelerinin yollaması ile 599. maddesi uyarınca temlik cirosu vadeden önce ( çeklerde ibrazdan ) ise keşidecinin lehtar ile aralarındaki şahsi ilişkilerinden doğan def`ilerini iyiniyetli hamile karsı ileri süremeyeceği, aynı yasanın 602, 690 ve 705. maddelerine göre de; vadeden ( çeklerde ibrazdan ) sonra cironun alacağın temliki hükmünde olduğu, böyle bir temlikin sonuçlarını doğurduğu, alacağın temlikinde ciro yoluyla senedi elinde bulunduran kişinin, senedi ciro edene karşı temel ilişkiye dayanarak istemde bulunabileceği, ancak, senet borçlusu ile aralarında bir akdi ilişki olmayan kişilerin talepte bulunmasının mümkün olmadığı, kambiyo senetleriyle ilgili hak sahipliğini ispat külfeti hakkındaki TTK.'nın 598 ve 702. maddelerinde senedi elinde bulunduranın kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirodan anlaşıldığı takdirde selahiyetli hamil sayılacağının belirtildiği, alacağın temliki için yazılı bir belge gerekli olduğu, davacının temlik aldığını ispatlayamadığı, dolayısıyla yetkili hamil olmadığı, çek arkasında (BK'nun 163. madde koşullarında ) senedin temlikine ilişkin bir açıklama bulunmadığından alacaklının bu senetlere ilişkin olarak takip hakkı bulunmadığı, davacı ile davalı arasında temel ilişki olmadığı, davalının da çek bedelini ödediğini beyan ettiği ve bu konuda yazar kasa makbuzları ibraz etmiş olup, tanık dinlettiği, davacının alacağı temlik alan sıfatıyla aralarında temel ilişki bulunmayan davalıdan çek bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davalı itirazında haklı olduğundan itirazın iptali talebinin reddine, davalı %40 tazminat talep etmiş ise de davalının imzasını taşıyan bir kambiyo senedi bulunması nedeniyle davacı takipte kötü niyetli olmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy