MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen iki ayrı sözleşmeyle anılan sözleşmelerde nitelikleri belirtildiği biçimde biber turşularının hazırlanarak teslimi kararlaştırılmış ise de, davalı yanın edimini tam olarak yerine getirmediği gibi bir kısım malın da ayıplı olduğunun saptandığını, bu durum nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ve müvekkilinin akdedilen sözleşmelerin 5. maddesinde belirtilen ayrı ayrı 15.000 TL tutarındaki koşulsuz tazminat hakkının doğduğunu, ihtarname tebliğine rağmen anılan tutarların davalı yanca kabul edilmediğini belirterek iki ayrı sözleşmeden ötürü toplam 30.000 TL koşulsuz tazminat tutarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili akdedilen sözleşmeler uyarınca müvekkilinin satıma konu malları teslime hazır hale getirdiği halde davacının teslim almaktan kaçındığını ve böylece koşulsuz tazminat isteme hakkının doğmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı yanın iki adet sözleşmeden bir tanesine yönelik mal teslim taahhüdünü yerine getirdiği ancak diğerine ilişkin teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle davanın kısmen kabulüne 15.000 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 06.08.2008 ve 02.09.2008 tarihli iki ayrı sözleşme imzalanmıştır. Her iki sözleşmenin 5. maddelerinde sözleşmeye aykırılık halinde cezai şart niteliğindeki 15.000.00 TL tazminat ödeneceği kararlaştırılmıştır. İlk sözleşmede 252 bidon, ikinci sözleşmede ise 168 bidon biber turşusunun davalı tarafından davacıya sözleşmede belirtilen tarihlerde teslim edileceği kararlaştırılmış ise de, toplam 151 bidon mal teslim edildiği dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı, dava dışı ... A.Ş. vasıtasıyla 79 bidon daha mal teslim ettiğini savunmuş ve dava dışı bu şirket tarafından davacıya mal verildiği dosya içeriğinden anlaşılmış ise de, 79 bidon miktarındaki bu malın dava konusu sözleşmeler kapsamında verilen bir mal olup olmadığı, başka bir anlatımla davalının talimatıyla verildiği konusunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Davacı davalının bu yöndeki savunmasını kabul etmektedir. Kaldı ki bir an için davalının bu yöndeki savunması kabul edilse bile toplam teslimat miktarı 230 bidon olmaktadır ki, kural olarak teslimatın ilk sözleşmeye yönelik yapıldığının kabulü gerektiğinden ilk sözleşmede belirtilen 252 bidon miktarını da karşılamadığı açıktır.
Bu durumda her iki sözleşmede belirlenen miktarların teslim tarihlerinde tam olarak teslim edilmemiş olması nedeniyle sözleşmelere aykırılık oluştuğu ve böylece davalının her iki sözleşmede hükme bağlanan cezai şart miktarlarından dolayı ayrı ayrı sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden tek bir sözleşme varmış gibi toplam mal teslimi dikkate alınarak değerlendirme yapıp görüş bildiren bilirkişi 2. ek raporunun hükme esas alınması ve eksik incelemeye dayalı hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy