MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında imzalanan 15.12.2003 tarihli Çekle İşleyen Türk Lirası Vadesiz Mevduat Hesap Taahhütnamesi gereğince adı geçen asıl borçluya kredi kullandırıldığını, davalıların ise sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, kredi geri ödemelerin aksaması sonucu hesabın kat edilerek borçlulara noter kanalıyla ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibinin davalıların itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., takibe dayanak sözleşmede asıl borçlunun isminin olmadığı gibi, sözleşmenin düzenlendiği tarihte henüz Türk Lirasından (6) sıfırın atılmadığını, 41.000,00 TL olan limitin sonradan sözleşmeye eklendiğini, bu nedenle sözleşme ve kefaletin geçerli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... duruşmadaki beyanında, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak ne için ne miktar kefil olduğunun bildirilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, davalıların sözleşmedeki imzalarını inkar etmedikleri, davalılara imzalatılan belgenin üst bölümüne müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil ve garantör ibareleri eklenmişse de, davalıların asıl amacının dava dışı kişiye kefil olmak olduğundan iradenin kefalete yönelik olduğunun kabulü gerektiği, dava konusu sözleşme 15.12.2003 tarihide düzenlenmiş olup, kefalet ve sözleşme limiti 41.000 TL olarak gösterildiği, sözleşmenin imzalandığı 15.12.2003 tarihinde henüz Türk Lirasından altı sıfır atılma işleminin yapılmadığı, 01.01.2005 tarihinde sıfır atma işlemi yapılmış olup, bu tarihten 01.01.2009 tarihine kadar YTL kullanıldığı, bu tarihten itibaren ise TL ibaresine dönüldüğü, öte yandan sözleşmenin imzalandığı 2003 yılında çek yaprağı başına bankanın sorumluluk miktarının 300.000 TL olduğu, sözleşme limitinin bu tarih itibarı ile tek bir çek için bankanın sorumlu olduğu zorunlu miktarı dahi karşılamadığı, bu değerlendirmeler ışığında sözleşmenin imzalandığında limit kısmının boş olduğu, bu bölümün sonradan banka tarafından doldurulduğu ve bu işlem yapılır iken de davalıların olurunun alındığına ilişkin delil bulunmadığı sonucuna varıldığı, dolayısıyla davalıların kefaletlerinin geçersiz olduğu, bu hali ile davalılar aleyhine icra takibi yapılamayacağı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy