MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile dava dışı ... arasındaki akdedilen genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, kredi geri ödemelerinin yapılmadığından dolayı dava dışı banka tarafından icra takibine uğrayacağını bilen müvekkilince 04.08.2008 tarihinde 11.000 TL bankaya ödenmek suretiyle borcun kapatıldığını, müvekkili tarafından yapılan ödemenin davalıdan tahsili için girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinde talep edilen borcun kabul edilmediğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tam tersine müvekkil şirket ortaklarından dava dışı ...'ın davacıya ticari kefil olduğunu ve bu kefaleti nedeniyle davacının ödeyemediği borçlarını ödemek zorunda kaldığını, daha sonradan ödemelerini davacıdan rücuen icra kanalıyla tahsil ettiğini, bundan dolayı davacının husumet beslemeye başladığını ve bununla ilgili C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, davacının dava dışı ... ile davalı şirkete arasında düzenlenen kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olmadığından davalının banka hesabına yaptığı 11.000,00 TL lik ödemeyi kredi borcuna kefilliğinden dolayı ödediğini ispat edemediği, davacı yanca 13.02.2013 tarihli oturumda iddiasını değiştirerek dava konusu ödemenin yanlar aralarındaki hatır ilişkisine binaen ödünç olarak yapıldığını iddia etmiş ise de, davalı yanca davacının iddiasını değiştirmesine muvafakat edilmediğinden davacının söz konusu iddiası üzerinde durulmadığı, davacının icra takibi başlatmakla kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve davalı yararına % 40 oranında tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy