MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak-itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı şirketten satın alınan ürünlerin imalatta kullanılarak yurt dışına ihraç edildiğini, ancak alıcı firmanın ürünleri red ederek reklamasyon faturaları gönderdiğini ve zarara uğradıklarını iddia ederek 41.976.40 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında üründe ayıp olmadığını ve süresinde bir ayıp ihbarı da yapılmadığını, davacının kendi imalat kusurundan kaynaklanan zararı kendilerinden talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, satım konusu malın ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 25/10/2010 tarih 2010/2364 E. 2010/11953 K. sayılı kararı ile “Hükme esas alınan 15.06.2009 tarihli bilirkişi raporu yeterli inceleme ve araştırmayı içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durumda mahkemece yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan, satım konusu maldaki ayıbın niteliği (gizli veya açık) saptanıp belirlendikten sonra, ihracatçı firmanın malı red nedenleri de araştırılıp, ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı denetlenerek varsa davacının zararının hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davalının davacıya ayıplı mal verdiği, sütyen imalatında kullanılan kaplardaki sararmanın gizli ayıp olduğu ve kap malzemesinden kaynaklandığı, konfeksiyon işlemlerinden kaynaklanmadığı, yurtdışına satılan mallardaki 1. reklamasyon faturası kapsamındaki 3355 adet ürünün kaplarda sararmanın davalı firmanın ürettiği ayıplı kaplardan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 26.883,51 TL alacağın dava tarihi olan 16.10.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Açılan davada olayların açıklaması taraflara, hukuki tavsifin yapılması ise hakime aittir. Somut olayda davacı yan ... İcra Müdürlüğü'nün 2008/7266 E. sayılı dosyası ile 22/06/2008 tarihli 30.774,09 TL bedelli faturaya dayalı alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ve 15/08/2008 tarihli 11.088,58 TL bedelli fatura için alacak talebinde bulunmuştur.
Anılan talepler gözetildiğinde mahkemece her bir talep hakkında ayrı ayrı gerekçelendirilmek sureti ile hüküm oluşturulması gerekirken yazılı olduğu şekilde tek bir talep varmışcasına alacak davası gibi karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer, davalının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy