Davacı ... Bankası A.Ş vek.Av.... ile davalı ... vek.Av. ... arasında görülen dava hakkında ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28/02/2013 gün ve 2013/97-2013/161 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 11.06.2013 gün ve 2013/6870-10742 sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 11.06.2013 günlü kararı 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazları reddedilerek 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle bozulmuş olup anılan kararın davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine yeniden yapılan inceleme sonunda; davalı vekili, 17.09.2013 tarihli ek karar düzeltme dilekçesi ekinde 02.04.2009 tarihli kredi kapatılması içerikli ekstre ibraz etmiştir. Borcu söndüren sebepler yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden anılan bu belgenin de mahkemece değerlendirilerek ve bu belgenin içeriği bakımından bilirkişiden yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için ve 11.06.2013 günlü Daire kararımızın 2. bendinde belirtilen sebepler de gözetilerek hükmün bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Bu durumda mahkemece;
Davaya konu ... 2. İcra Müdürlüğünün 2011/992 sayılı icra takip dosyasında davalı kefil yönünden 32.112 TL asıl alacak ve 52.708,98 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi toplamı 84.820,98 TL üzerinden icra takibi başlatılmış, itirazın iptali davasında da dava değeri dava dilekçesinde 84.820,98 TL olarak gösterilerek bu dava açılmıştır. Hükme esas teşkil eden 28.11.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda davacı bankanın davalı kefilden temerrüt tarihi itibariyle (06.08.2010) 36.151,77 TL asıl alacak, icra takip tarihi 17.02.2011 itibariyle 51.155.91 TL toplam alacaklı olduğu şeklinde hesaplama yapılmıştır. Mahkemece ise, “davanın kabulüne, ... 2. İcra Müdürlüğünün 2011/992 sayılı takip dosyasındaki davalı borçlunun itirazının iptaline…” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkeme kararının ilk sayfasının 3. paragrafının son cümlesinde “… Bilirkişi raporu gerekçeli, denetime açık ve usulüne uygun olduğundan mahkememizce rapora itibar edilmiştir.” diye benimsendiği halde doğruluğu kabul edilen ve hükme esas alınan bu bilirkişi raporuna aykırı olarak, rapordan ayrılma gerekçeleri de açıklanmadan itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalı vekilinin 17.09.2013 tarihli ek karar düzeltme dilekçesi ekinde sunduğu ekstrenin de üzerinde durularak ve bu belgenin içeriği bakımından konusunda uzman bir bilirkişiden yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 11.06.2013 tarihli 2013/6870 esas 2013/10742 karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy