MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki çek iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili 01.08.2005 tarihinde müvekkilinin işyerine gelen birkaç kişinin Mit elemanı olduklarını ve PKK ile savaştıklarını, paraya ihtiyaçları olduğunu söyleyerek müvekkilinden 35.000,00 TL ödünç para istediklerini ve gözdağı verdiklerini, müvekkilinin korkudan çekler verdiğini, çeklerin iade edilmediğini, bedellerinin ödenmesi için müvekkiline baskı yapıldığını, müvekkilinin yaptığı araştırma sonucu şahısların dolandırıcı olduğunu öğrendiğini, savcılığa şikayette bulunduğunu, ayrıca çeklerin elinden isteği dışında çıktığını belirterek dava açtığını, bu arada dava konusu çekin davalı tarafından icra takibine konulduğunu, davalının çekin karşılıksız olduğunu, yasa dışı yollarla ele geçirildiğini bile bile çeki alıp, takip başlattığını, müvekkilinin davalı ile alışverişi olmadığını iddia ederek çekin iptaline ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin anlatılan olaylarla hiçbir ilgisi olmadığını, iyiniyetli 3. kişi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının, dava konusu çekin de bulunduğu 6 adet keşide edilmiş çekin, elinden rızası dışında çıktığı hususundaki iddiasının, davacının şikayeti üzerine dava dışı kişilerin ... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamaları ve bilahare açılan çek iptali davası sonucu çeklerin iptaline ilişkin kararla sübut bulduğundan davacının takibe konu yaptığı çek nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiği, kötüniyet tazminatı isteminin sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu çekin dava dışı bir takım kişilerce kendisi korkutularak manevi baskı altında elinden alındığını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Davalı ise çeke ciro yolu ile hamil olduğunu ve iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Yerel Mahkemece dava konusu çekle ilgili devam eden ceza davası bulunduğu ve çekle ilgili zayı nedeniyle iptal kararı mevcut olduğu gerekçelerine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de ceza davasının, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraatla sonuçlanıp kesinleştiği, zayi nedeniyle iptal talebinde bulunma hakkının hamile ait olup, keşideci tarafından açılan ve hasımsız olarak görülen böyle bir dava sonunda verilen kararın bu davayı etkilemeyeceği gözetilerek iddia ve savunma çerçevesinde İİK’nun 72. maddesine dayalı menfi tespit talebi konusunda deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin Harcın istek halinde iadesine, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.