MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilince davalı acente müşterilerine konaklama hizmeti verildiğini, bu hizmete ilişkin düzenlenen üç adet faturanın ödenmeyen kısımlarıyla ilgili oluşan cari hesap bakiyesinin ödenmemesi üzerine müvekkilince davalı aleyhine takip başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; uyuşmazlığın faturaların ödenmeyen kısımlarıyla ilgili olmayıp, davacının sözleşmeye aykırı şekilde hesaplandığı vade farkından kaynaklandığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; yanlar arasında akdolunan sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya konaklama hizmeti verilmiş olduğu ve sözleşmenin 10/A,B ve C maddeleri uyarınca davacının kur farkından kaynaklanan 6277,00 TL alacaklı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaliyle, takibin devamına ve asıl alacak tutarı 6.277,00 TL'nin %40'ı oranındaki 2.510,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağı olan faturalardan birisi konaklama bedeli, diğerleri ise konaklama sırasında verilen hizmetlerin bedeli ve vade farkına ilişkin olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
Mahkemece taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırılıp bilirkişi raporları alınmış ise de yapılan inceleme ve alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece öncelikli konaklama bedeli ve hizmet bedeline ilişkin faturalarla ilgili taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de gözetilerek otel kayıtları da dahil tarafların tüm delilleri incelenip Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı incelemeyi içeren yeni bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan rapor aldırılıp sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Vade farkına ilişkin fatura yönünden ise vade farkı istenebilmesi için yanlar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme bulunması veya sözleşme olmasa bile taraflar arasında vade farkı ile ilgili olarak teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut olması gerekir. Ancak düzenlenen vade farkı faturasının davalının ticari defterlerine kaydedilmesi halinde defterleri aleyhine delil teşkil edeceğinden vade farkına ilişkin faturanın böyle bir durum tespiti halinde davalı yanca kabul edilmiş sayılacağı da gözetilmelidir. Dolayısıyla vade farkı alacağı yönünden mahkemece belirtilen bu ilkelere göre inceleme ve değerlendirme yapılmalıdır.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar üzerinde yeterince durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy