MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı ... vekili, asıl davada, dava dışı borçlu ... ile davalı banka arasında düzenlenen kredi sözleşmesini müvekkilinin kefil olarak imzaladığını, davalı bankanın müvekkiline ihbarname gönderdiğini, müvekkilince haciz baskısı altında 25.000 TL ödendiğini, oysa sözleşmenin geçersiz olduğunu, zira kefalet limitinin belli olmadığını belirterek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ve 25.000 TL’nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, zira ihbarnamenin bilgi amaçlı gönderildiğini ve takip de yapılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davacı ... vekili, birleşen davada müvekkilinin ...’e kefil olduğunu, sözleşmede kefalet limiti olmadığı için geçersiz olduğunu belirterek müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmede kefalet limitinin belirlenmediği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine, sözleşmenin üst kapağında sözleşme tutarının 88.551,57 TL olarak belirtildiği, nitekim aynı miktarın her iki davacının imzasının da bulunduğu geri ödeme planında da yazılı olduğu, buna göre kefalet miktarlarının belirlenebilir olduğu, davacıların sorumlu oldukları miktarların tespiti için rapor alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne, davacıların ayrı ayrı, 153.860,64 TL borçlu olmadığının, dava tarihi itibariyle 26.139,36 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy