MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati tedbirin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın ihtiyati tedbire itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
İhtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili, taraflar arasında bayilik ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin ödemelerini zamanında yapmasına rağmen davalının müvekkiline mal göndermediği iddiasıyla 13 adet çekten borçlu olmadığının tespitine ilişkin açmış olduğu menfi tespit davasında, dava konusu çekler ile 200.000 TL bedelli teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi hakkında ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, mahkemece teminat mektubunun nakde çevrilmemesine ve çeklerin icra takibine konulmamasına tedbiren karar verilmiştir.
İhtiyati tedbire itiraz eden (davalı) vekili, davacının borcunun dava dilekçesinde 2.928,434 TL olarak ikrar edildiğini, taraflar arasındaki 28.02.2013 tarihli mutabakat metninde ise borcun 4.113,561 TL olduğunun kararlaştırıldığını, tedbir konulan teminat mektubu ve çeklerin tutarının davacının ikrar ettiği borcun %15’ini dahi karşılamadığını belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, tedbir konulan teminat mektubu ve çeklerle ilgili takibin yapılması halinde davacı aleyhine ciddi bir zararın doğma ihtimalinin ortadan kalkmadığı, davalı vekilinin itirazının haklı olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş, kararı muteriz vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili açmış olduğu menfi tespit davasında davalı(aleyhine tedbir kararı verilen) tarafa halen ödenmemiş 2.928.434 TL borcunun olduğunu kabul ve ikrar ederek, davalı tarafından talep edilen 3.413.000.000. TL’nin sadece 484.565 TL’sinden borçlu olmadığı iddiasıyla açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Daha açık bir anlatımla 2.928.434 TL’lik davacı borcunun varlığı ve henüz ödenmemiş olduğu dava dilekçesi ile kabul ve ikrar edilmiştir. Bu durumda hakkında tedbir kararı verilen toplam değeri 245.651 TL olan 13 adet çek ile 200.000. TL değerindeki banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi yoluyla tahsil edilmesi hâlinde öncelikle dava dilekçesinde kabul ve ikrar olunan borçtan mahsup edileceği açıktır. Davacı tarafın kabul ve ikrar ettiği borcun ödenmesine engel olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi isabetsiz olduğu gibi esasen varlığı ve miktarı uyuşmazlık konusu olmayan bir edimin ifasının ihtiyati tedbir kararı ile önlenmesinde davacının hukuken korunması gereken bir yararının bulunduğu dahi kabul edilemez. Nitekim İİK’nun 72’nci maddesinin 2’nci ve 3’üncü fıkralarında öngörülen tedbirlerin amacı, mevcut olmadığı iddia edilen bir borcun cebri icra yoluyla ödenmesine engel olunması olup, kabul ve ikrar olunan bir borcun ödenmesinin önlenmesi değildir. Mahkemece bu yönler gözetilerek ihtiyati tedbire itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.