MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında süregelen ticari ilişki çerçevesinde davalıya mal satılıp teslim edildiğini, ancak davalının bakiye borcunu ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalıya çekle ödeme yaptığını yani davacıya borçlu olmayıp aksine 25.000.TL mal alacaklısı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıya satmış olduğu malların bedelinin davalı tarafça çekle ödendiği, davalının davacıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; 10/02/2010 tarihinde davalı şirketin kaşe ve imzası olan hesap mutabakatında davalının davacıya 148.134,75 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu konuda bozma öncesinde herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, bozma öncesinde davacı beyanlarında yer alan mutabakat belgesine davalı tarafın açık bir itirazının olmadığı, bozmadan sonra bu mutabakatla ilgili davalı tarafın itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile icra takip dosyasında davalının itirazlarının toplam 148.134,75 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktara takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanarak devamına, fazla talebin reddine, hükmolunan miktar üzerinden hesaplanan %40 icra inkar tazminatı olan 59.253,60 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz Bozma ilamında; “..Dava faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı takibe itirazında ve davaya cevabında çekle ödeme yaptığını savunmaktadır. Dosya incelendiğinde davalı tarafça ödemeye delil olarak gösterilen çeklerin 4 tanesinin davacı tarafça, kalan 4 tanesinin ise dava dışı ... tarafından tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu çeklerin tahsil tarihinden daha sonraki bir tarih olan 10.02.2010 tarihinde davalı şirketin kaşe ve imzası olan hesap mutabakatında davalının davacıya 148.134,75.TL borçlu olduğu konusunda tarafların hemfikir oldukları belirtilmektedir. Mahkemece söz konusu mutabakat belgesi üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir” denmiştir. Mahkemece Dairemiz Bozma ilamına uyulmuş olduğuna göre bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma konusu mutabakat belgesi üzerinde davalıya atfen atılı imza ve kaşeye davalı vekili 10.02.2010 tarihli dilekçesi ile itiraz ederek kaşe ve imzanın müvekkili şirkete ait olmadığını ileri sürmüştür. O halde Mahkemece HMK'nın 211. maddesi gereği anılan belge aslı celp edildikten sonra davalı şirketin imzası inkar edilen mutabakat belgesindeki yetkili temsilcisinin belge tanzim tarihinden öncesine ait imza örneklerinin getirtilerek konusunda uzman bir bilirkişi vasıtasıyla imza incelemesi yapıldıktan sonra varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bozma ilamı gereği eksik yerine getirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy