MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı ... ile birlikte işlettiği fırını için davalıdan un satın almakta olduğunu, davalının satacağı unlara teminat olarak müvekkilinden garanti istemesi üzerine, müvekkilinin davalıya çek ve senetler verdiğini, ödediği mal bedeline karşılık toplam 12 adet çekini geri aldığını, ancak bir süre sonra davalının müvekkiline mal göndermemeye başladığını, karşılığında mal verilmeyen 3 adet çekini ve 1 adet bonosunu da iade etmediğini, davalının 3 adet çeki Çal 1. İcra Müdürlüğü' nün 2008/62 sayılı dosyasından icra takibine koyduğunu, bir adet bonoyu da protesto ettirdiğini beyanla, icra takibine konu 3 adet çek ve davalının elinde bulundurduğu 1 adet bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %40' dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borçlarına karşılık olarak verip gününde ödemediği çekler nedeniyle icra takibi yaptıklarını, davacının icra dosyasındaki mal beyanı dilekçesinde "..Benim şuanda bu borcu ödeme durumum yoktur...ileride elime para geçince bu borcu ödeyeceğim..." demek suretiyle borcunu kabul ettiğini, yine 18.03.2008 tarihli haciz tutanağında da, borcu ödeyecek gücünün olmadığını beyan ettiğini, davacı ile müvekkili arasındaki tüm satışların fatura ve sevk irsaliyelerine bağlandığını, toplam 51.078-TL tutarında fatura olduğunu, müvekkiline PTT havalesi ile herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tzminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının icra dairesine verdiği mal beyan dilekçesindeki ibarelerin borcu kabulü anlamına gelmediği, maddi hukuk yönünden bir karine teşkil etmediği, davacının davalı şirket tarafından kendisine teslim edildiği iddia edilen 31.08.2007 tarihli 9.696-TL bedelli fatura ve dayanağı 31.08.2007 tarih 5281 nolu sevk irsaliyesine konu malları almadığına dair teklif edilen yemini eda ettiği, dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya toplam 59.530-TL bedelli 15 adet çek ve 12.07.2007 tanzim 07.11.2007 vade tarihli 2.000-TL bedelli bono keşide edilerek teslim edilmiş olup, takibe dayanak teşkil eden toplam 19.800-TL miktarlı üç adet çek bedeli ödenmediği gibi, karşılıksız çıktığı anlaşılan 05.09.2007 tarih ... seri nolu 4.000-TL miktarlı davadışı çek bedelinin de ödenmediği, dolayısıyla davacı tarafından çeklere ilişkin olarak davalı şirkete toplam 35.730-TL tutarında 11 adet diğer çek bedellerinin ödendiği, davalı şirket tarafından davacıya gönderildiği kanıtlanan toplam mal bedelinin ise 41.662-TL olup, davacının ödediği çek bedellerine göre davalı tarafa (41.662-35.730= 5.932)5.932-TL borcu olduğu, takibe konu toplam 19.800-TL bedelli üç adet çek tutarından davacının borçlu olduğu 5.932-TL çıkarıldığında kalan tutarın 13.868-TL olup, davacının dava konusu edilen çeklerden dolayı 13.868-TL borçlu olmadığı gibi, ayrıca davalının elinde bulunduğu anlaşılan 2.000-TL lik bono nedeniyle de borçlu olmadığı, davalının takibinde kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından ve davalı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden dolayı gerek davacı gerekse davalı aleyhine koşulları oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuşsa da, sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2- Davacı, davalı tarafından icra takibine konu yapılan çeklerden dolayı davalıdan mal almadığını, bu çeklerin ve takip konusu yapılmayan bononun davalıya avans olarak verildiğini, bedelsiz olduğunu iddia etmiş, menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davacı, satım nedeniyle verilen çeklerin avans olarak verildiğini iddia ettiğine göre, bunların karşılığında mal almadığını ispat ile yükümlüdür. Mal karşılığında ödeme yapılmış olması peşin satışa karinedir. Davalının ayrıca mal teslimini kanıtlaması gerekmez. Mahkemece ispat yükünün davacıda olduğu kabul edildiği halde, bu yükümlülüğün ters çevrilerek davalıya malın teslim edildiği konusunda yemin teklif hakkının hatırlatılması doğru olmamıştır. Mahkemece ispat yükünün davacıda olduğundan hareketle davacının delilleri değerlendirilip, ayrıca karşılıksız çek keşide etme suçundan başlatılan hazırlık soruşturması evrakları da istenerek buradaki beyanlar da değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA. peşin harcın istek halinde iadesine, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy