MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati tedbire itirazın incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati tedbire itiraz eden (davalı) vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
İhtiyat tedbir isteyen (davacı) vekili, müvekkili ile davalılardan ... Ltd. Şti. arasındaki kömür satışı sözleşmesinin avansı olarak verilen çeklerin malın teslim edilememesi nedeniyle bedelsiz kaldığı iddiasıyla açmış olduğu menfi tespit davasında, çeklerin davalı bankalara tahsil cirosuyla verildiğini belirterek ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Mahkemece istem uygun görülerek çeklerin ibrazı halinde karşılıklarının davalılara ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu, şahsi def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati tedbire itiraz nedenlerinin sınırlı olarak sayıldığı, itiraz gerekçelerinin yargılama ile ortaya çıkabilecek gerekçelerden olduğu, itiraz şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş, kararı muteriz vekili temyiz etmiştir.
1- HMK’nun 390’ıncı maddesinin 2’nci fıkrasına göre, “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” Somut olayda, ihtiyati tedbire itiraz eden vekili, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu ve şahsi def’ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek ihtiyati tedbire itiraz etmiştir. Bu durumda mahkemece, ihtiyati tedbire itiraz yargılamasında ihtiyati tedbir talep edenin davanın esası yönünden haklı olup olmadığının, diğer bir anlatımla ihtiyati tedbir kararı verilmesinin koşullarının devam edip etmediğinin incelenmesi, oluşacak kanaate göre itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekir. Nitekim HMK’nun 394’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında “ihtiyati tedbirin şartlarına” itiraz edilebileceği açıkça belirtilmiş olduğundan, itiraz yargılamasında ihtiyati tedbir koşulları bakımından bir inceleme ve değerlendirme yapılması zorunludur. Bu yön gözetilmeden, ihtiyati tedbire itiraz nedenlerinin sınırlı olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Mahkemece “itiraz gerekçelerinin yargılama ile ortaya çıkabilecek gerekçelerden oluştuğu” belirtilerek de ihtiyati tedbir istemi reddedilmiştir. HMK’nun m.390,I hükmüne göre, ihtiyati tedbir ya dava açılmadan ya da davanın devamı sırasında istenebileceğinden, tedbir talebine konu olan istemlerin her zaman yargılama konusu olacağı, diğer bir anlatımla yargılama konusu olmayan bir talebin ihtiyati tedbire de konu olamayacağı açıktır. Diğer bir deyişle yargılama konusu olmayacak bir tedbir çeşidi bulunması ihtimali kanunda öngörülmemiştir. Bu nedenle “itiraz gerekçelerinin yargılama ile ortaya çıkabilecek gerekçelerden oluştuğu” şeklindeki gerekçenin ihtiyati tedbir isteminin reddi sebebi olarak gösterilmesi de kanuna aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy