(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete muhtelif mal satıp teslim ettiğini, ancak davalının fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin sona ermediğini, davacının mutabakat sağlanmadan takibe geçemeyeceğini, ayrıca alacağın yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda her iki tarafın ticari defterlerine göre davacı tarafın davalıdan 37.754,94.TL alacağı olduğu, bu nedenle davalının itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, ancak alacağın yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı tarafın bütün, davacı tarafın aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu alacak faturaya dayanmakta olup bilinebilir, belirlenebilir (likit) niteliktedir. Mahkemece bu yön ve icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için bu borcun bilinebilir olması ve borçlunun itirazında haksız olmasının yeterli olması gözetilmeden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın bütün, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
BAKIRKÖY
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2010/319 Esas
KARAR NO: 2012/596
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 16.09.2010
KARAR TARİHİ: 06.11.2012
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 16/09/2010 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından borçlu şirkete muhtelif tarihlerde mal teslimleri yapıldığını, faturaların gönderildiğini, söz konusu faturalara itiraz edilmediğini, borcunu ödemeyen borçlu aleyhine Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün 2010/10633 Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, borçlu vekili tarafından takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, taraflar arasındaki ilişkinin münakit sözleşme kapsamında yürütüldüğünü, sözleşmeye uygun kesilen faturaların sözleşme uyarınca düzenlenmiş olup, davacı tarafından herhangi bir itiraza uğramadan kesinleştiğini, dava dilekçesinde de bu faturalara yönelik bir itirazın bulunmadığını, cari hesap kat edilmeden, mutabakat sağlanmadan, cari hesaba dayalı likit bir alacaktan bahsedilmeyeceğini ve icra takibine konulamayacağını, davacı şirketin davalı şirkette iade konusu mallan bulunduğunu, sözleşmenin 5. maddesi delil sözleşmesi hükmünde olduğunu, miktar yönünden tespitin yargılamayı gerektirdiğini ve alacağın likidite olmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, davacının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların delil listeleri ibraz ve ikame edilmiş, davacı ve davalı şirketlerin müseccel adreslerini gösteren ticaret sicil kayıtları celbedilmiş, davaya konu Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün 2010/10633 Esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına katılmış, dosyanın incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında fatura, cari hesap ve sözleşmeye dayalı alacaklarına karşılık ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun borcunu ödediğinden bahisle itirazda bulunması üzerine takibin durduğu ve işbu davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 28/01/2012 tarihli celsede, davalının kardeş şirketi olan Kiler Ankara Mağazacılık San. ve Tic. AŞ ile müvekkili arasında Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/324 Esas sayılı dosyası ile açılmış olan itirazın iptali davasının da derdest olduğunu, her iki dava arasında irtibat bulunduğunu belirtmesi üzerine, ilgili dosyanın celbi sağlanmış, incelenmesinde; aynı davacı tarafından aynı davalı aleyhine başka bir icra takip dosyası esas alınarak aynı satım sözleşmesine ilişki boyutunda bir baka tüzel kişilik aleyhine açılan takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası biçiminde açıldığı, mahkememiz dosyasındaki günle aynı günde açıldığı ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirketin merkezinin İzmir olması nedeniyle, İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nde talimat yoluyla refakata mali müşavir bilirkişi alınarak inceleme yaptırılmış, bilirkişi raporunda özetle; davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme ile yevmiye ve defteri kebir defterinin TTK'nın ilgili maddeleri gereği kapanış tasdikinin yapıldığı, yapılan incelemede, davacı şirketin davalı şirketten 38.130,19.-TL, dava dışı Kiler Ankara Mağazacılıktan 28.636,14.-TL alacaklı olduğunu belirtmiştir.
Davalı şirketin ticari defter belgeleri üzerinde refakate bir bankacı ile bir market satın alma konusunda uzman bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda özetle; davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun yapıldığı, defterlerin kesin delil niteliğine sahip olduğunun görüldüğü, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 37.754,94.-TL alacaklı bulunduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden yıllık % 16 temerrüt faizi istenilmesinin uygun olacağı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Dosya kapsamı, davacı ve davalı tarafların beyanları, bilirkişi incelemesi ve bilirkişi raporu gözönüne alındığında, davacı taraf dava dilekçesi ile davalı şirketten olan alacağının tahsili amacıyla icra takibine başladıklarını ancak davalı tarafın ilamsız icra takibine yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu, bu yüzden itirazın iptalini talep ettikleri görülmüştür.
Dosyaya celbedilen belge ve evraklar, davalı tarafın beyanları ve delilleri bütün olarak değerlendirilerek, bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen ve mahkememizce de usul ve yasaya uygun olduğu, tarafların iddialarını değerlendirecek mahiyette olması sebebiyle kabul edildiği şekilde davacının davalıdan 37.754,94.-TL alacağının bulunduğu, taleple bağlı kalınarak 3.244,04.-TL faiz alacağının olduğu belirlenmiş olup, davacının davalıdan bu miktar itibariyle alacaklı olduğunun tespit edilmesi ile mahkememizce de bu miktar üzerinden davacının davasının kabulüne karar verilmesi ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu alacak miktarının belirlenmesi tamamen yargılama ve bilirkişi incelemesine tabi olması, taraflar arasında sabit bir alacak ve borç ilişkisini gösteren belgelerin bulunmaması dikkate alınarak likidite olmayan alacak sebebiyle tarafların % 40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi kanaati gelmiş olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,
Davacının davasının 37.754,94.-TL asıl alacak, 3.244,04.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.998,98.-TL.lik kısmının kabulü ile bu miktar itibariyle Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün 2010/10633 Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına,
Davacının davasının 375,25.-TL.lik kısmının reddine,
Davacı ve davalı tarafın % 40 icra inkar tazminatı taleplerinin alacağın likidite olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine,
492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanıp alınması gereken 2.435,34.-TL den, icra veznesine yatan 155,10.-TL ile mahkeme veznesine yatan 615,00.-TL peşin harcın toplamı olan 770,10.-TL nin mahsubu ile, eksik kalan 1.665,24.-TL nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacının yatırdığı 17,15.-TL başvuru harcı ile 615,00.-TL peşin harem toplamı olan 632,15.-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 142,00.-TL posta masrafı, 400,00.-TL talimat bilirkişi ücreti, 800,00.-TL mahkememizce yaptırılan bilirkişi ücreti toplamı olan 1.342,00.-TL den kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 1.328,58.-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplan 4.759,89.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12/2 maddesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 375,75.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
Dava devamında davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve talebile halinde kendilerine iadesine,
Dair hazır bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük yasal sürede davacı yönünden reddedilen miktar itibariyle kesin olarak Yargıtay ilgili dairesinde temyiz hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06.11.2012 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy