MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı davacı-karşı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı-karşı davacı vek. Av. ... gelmiş diğer taraftan kimsenin gelmemiş olmasıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin MSB’nin salça ve bezelye ihalesine katıldığını, bu nedenle davalıya bu ürünlerin alımı için teklif verdiğini, ürünlerin teslim edildiğini, MSB’nin tespitinde ürünlerde kanserojen içeren katkı maddelerinin kullanıldığının tespit edildiğini, ürünlerin iade edilerek yeni ürün teslim edilmesinin istendiğini, ancak davalının yeni ürün teslim etmediğini, ihalenin ... ürünleri üzerinde yapıldığından başka ürün teslim imkanı da olmadığını, ihalenin iptal edildiğini, 1 yıl ihalelere katılmama yasağına maruz kaldığını belirterek kar kaybı, irat kaydedilen teminat ve yapılan masraflar olarak toplam 300.000 TL’nin ticari reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini 1.423.232,86 TL olarak ıslah etmiş, birleşen davada müvekkilinin ihaleden yasaklı firma durumuna düşmesi nedeniyle şimdilik 50.000 TL kar kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini istemiştir.
Davalı vekili, olayda davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin MSB İhale Şartnamesindeki teknik özelliklere uygunluk konusunda bir taahhütte bulunmadığını, malın TSE standartlarına uygun olduğunu bildirerek davanın reddini istemiş, karşı davada ise; teslim edilen ve MSB tarafından reddedilen salça fatura bedeline itiraz edilmediğini, müvekkilinin ürünlerinin kanserojen madde içeriyor diye kötülendiğini, bunun gerçeği yansıtmadığını, ... markalı ürünlerde aşırı bir itibar kaybı oluştuğunu belirterek müvekkilinin cirosunun %2 tutarı olan 400.000 TL maddi. 1.000,000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporundan davalının tedarik ettiği domates salçası ve bezelyenin demir oranının ihale teknik şartnamesindeki standartlara aykırı olduğu, bu oranın yüksek olmasının ürünlerin kanserojen madde içerdiğini göstermediğinin anlaşıldığı, davacının ihaleye katılmama nedeniyle elde edemediği kazanç kaybını ve ihale için yaptığı giderleri talep ettiği, davacı defterlerine göre malın reddedilmesi nedeniyle uğradığı kazanç kaybının ve katlanmak zorunda olduğu ilave giderlerin toplam 75.895,11 TL olduğu, bunun dışında ilave zararların varlığının kanıtlanamadığı, malın kötülenmesi halinde bu fiilden dolayı aynı firmanın tüm ürünlerinde bunun etkisinin görülmesi gerektiği, dosyaya sunulan belgelere göre satışta dalgalanma olduğu, bunun malın kötülenmesinden ziyade, konjektörden ve piyasa hareketlerinden ileri geldiğinin kabulü gerektiği, karşı davacının maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı, davacının davalının ürünlerini kanserojen madde içerdiğinden bahisle kötülediği, ancak ürünlerin ihale standartlarına uygun olmamakla birlikte kanserojen madde içermediği, davacının itibar sarsıcı sözleri nedeniyle davalı lehine 50.000 TL manevi tazminat tayin ve takdir edileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, toplam 75.895,15 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, takdiren 50.000 TL manevi tazminatın tahsiliyle karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı-karşı davalı yan davalı-karşı davacıdan alınıp MSB'nin açtığı ve kazanılan ihale sonucu anılan bakanlığa verilecek bezelye konservesi ve domates salçalarının şartnameye uygun olmaması nedeniyle zarara uğradığını iddia etmiştir. Davalı-karşı davacı yan ise, davacı-karşı davalı ile dava dışı bakanlık birimleri arasında imzalanmış olan şartnameden haberdar olmadığını, davacı-karşı davalının teklifi üzerine malların verildiğini, sorumluluklarının bulunmadığını, aksine davacı-karşı davalının aleyhe yapmış olduğu kampanya yoluyla zarara uğradığını bildirerek karşı dava ile tazminat talebinde bulunmuştur.
Yapılan bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, asıl davanın kabul edilebilmesinin ön şartı davacı-karşı davalının davalı-karşı davacıya bakanlığın kendisine verdiği teknik şartnameyi ibraz edip buna uygun mal alışı için sipariş verdiğini ispatlaması noktasındadır. Nitekim davacı-karşı davalı yanın davalı-karşı davacıdan alacağı bezelye konservesi için şartnameye uygun olacağı şartı taraflarca kabul edilmiş ve uygulanmıştır. Bezelye konservesi bakımından davacı-karşı davalı 1. parti maldan ihale alıcısı bakanlık birimleri tarafından kabul edilmeyip değiştirilerek verilen ve kabul edilen 2. parti bezelye konserveleri için yapmış olduğu masrafları talep edebilir ve bu talebinde de haklıdır. Mahkemece bezelye konservelerinin 2. teslimiyle ilgili masraflar saptanıp karar verilmelidir. Satıma konu domates salçaları bakımından ise, bu ürünün ihale alıcısı bakanlığın teknik şartnamesine uygun olacağına ilişkin davacı-karşı davalının davalı-karşı davacı satıcıya bildirimine ve onun da bu bildirimi kabul ettiğine dair dosyada her hangi bir kayıt ve belgeye rastlanmamıştır. Bu nedenle ispat külfetinin davacı-karşı davalı üzerinde olduğu gözetilmeden, açıklanan bu yön üzerinde durulmaksızın ve karar gerekçesinde tartışılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi birleşen davanın reddine rağmen yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı-karşı davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir.
SONUÇ :Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı-karşı davacı yararına hükmedilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy