MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen tazminat-alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ve davalı vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında 21.04.2006 tarihinde başlayan 5 yıl süreli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin fesih sebepleri başlığını taşıyan bölümünde davalı yanın akitten caydığı veya haksız şekilde akdi feshettiği takdirde davacı yana 16.000 Euro +KDV cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davalının sözleşme süresi sona ermeden sözleşmede belirttiği işyerini boşaltarak, yine sözleşme uyarınca davacı tarafından kendisine verilmiş bulunan oto boyalarını hazırlamak için kullanılan ekipman ve teferruatı iade ederek akitten caydığını ve sözleşme konusu işi yapmayacağını belli ettiğini, sözleşmenin fiilen uygulanamaz hale geldiğini belirterek sözleşmeden doğan 34.031,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, 21.04.2006 tarihli sözleşme gereği taraflar arasında karşılıklı olarak borçların ifası devam ederken, müvekkilinin bayiliğini yüklendiği ... Oto Ticaret Limited Şirketi'nin 22.12.2005 gün ve 37440 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 09.03.2010 tarihli bayilik sözleşmesinin 31.12.2006 tarihi itibariyle başka bir bildirime gerek kalmaksızın sona ermiş olacağını bildirdiğini, aynı şirket tarafından gönderilen 19.01.2007 tarih ve 1634 sayılı ihtarname ile bir kere daha teyit edildiğini ve fesih işlemlerinin tamamlandığını, müvekkili şirketin de 31.12.2006 tarihi itibariyle faaliyetine son verdiğini müvekkilinin davacı şirketle olan mukavelesinin ... ile yapılan anlaşmanın varlığına bağlı olduğunu, ... bayilik anlaşmasını feshettiğinden müvekkilinin davacıya olan borcunun ifasında imkansızlık ortaya çıktığını, bu durumda sözleşmede öngörülen cezai şartın geçersiz kaldığını, bir an için ifanın yerine getirilmemesinin haksız olduğu kabul edilse bile cezai şarttan belirli bir oranda indirim yapılması gerektiğini, ayrıca BK.nun 161/2. maddesinin dikkate alınması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında 21.04.2006 başlangıç tarihli 5 yıl süreli olarak imzalanmış sözleşmenin özel şartları uyarınca ilgili malzemelerin ve ekipmanların davalı yana teslim edildiğini ve sözleşmenin yürürlüğe girdiğini, sözleşme süresi sona ermeden davalının işyerini sözleşme bitiminden önce boşaltıp, tahliye ettiğini, davalının sözleşmede Tablo-3'de yer alan ekipmanları iade ettiğini, davalının sözleşme ile kendisine teslim edilen bir kısım ekipmanı müvekkili firmaya iade ettiğini, bu durum ile akitten caydığının ve sözleşme konusu işi yapmayacağının belli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. Maddesinin 5. Paragrafında sözleşmenin servis tarafından haksız yere feshi halinde davalı yana 20.820 Euro + KDV üzerinden verilen malların bedelinin % 22 iskonto uygulanarak davacı yana ödeneceğinin hükme bağlandığını ileri sürerek, sözleşmeden kaynaklanan tazminat tutarı olan 16.239 Euro + KDV = 19.160 Euro'nun davanın açıldığı tarihteki kur karşılığı olan 34.583,00 TL tazminat bedelinin ihtarnamenin davalı yana tebliğ edildiği 27.03.2007 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkili şirketin de 31.12.2006 tarihi itibariyle faaliyetine son verdiğini müvekkilinin davacı şirketle olan mukavelesinin ... ile yapılan anlaşmanın varlığına bağlı olduğunu, ... bayilik anlaşmasını feshettiğinden müvekkilinin davacıya olan borcunun ifasında imkansızlık ortaya çıktığını, müvekkilinin akdin sona erdirilmesinde kusurlu bulunmadığını, ayrıca iş ilişkisi sona erdirilirken davacı yana ait tüm malların teslim edildiğini ve sözleşmenin 4. Maddesinde öngörülen zararın söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/06/2008 tarih 2007/684 E. 2008/335 K. sayılı kararı ile her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasındaki ihtilafın 21.04.2006 başlangıç tarihli sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı feshinin haklı olup olmadığı noktasında toplandığı, somut olayda Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi anlamında davalı borçluyu borçtan kurtarıcı bir sonraki imkansızlık durumu mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile asıl davada 33.552,76 TL cezai şartın davanın açıldığı 05.06.2007 tarihinden başlayarak 3095 Sayılı Yasanan 2/2 maddesi hükmünce avans faizi ile birlikte, birleşen davada 29.392,59 TL tazminatın davanın açıldığı 20.08.2007 tarihinden başlayarak 3095 Sayılı Yasanan 2/2 maddesi hükmünce avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy