MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı ... Demir Çelik Fab. A.Ş. vekili, asıl davada müvekkili şirketin muhasebecisi olan ...’in davalı şirkete karşılıksız olarak para transfer ettiğini bu nedenle başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ... Demir Çelik Fab. A.Ş. vekili, birleşen 2008/31 sayılı davada ise, müvekkilinden haksız transfer edilen bedelin 38.350 TL olduğunun anlaşıldığını belirterek bu tutarın takipte istenmeyen 7.500 TL asıl alacağının 13.12.2001 tarihi itibarıyla işlemiş reeskont faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı ... Demir Çelik Fab. A.Ş. vekili, birleşen 2008/296 sayılı dosyada ise, asıl davanın yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda takibe kadar olan işlemiş reeskont faizi alacaklarının 53.966 TL olduğunun anlaşıldığını, takipte ise 46.569,12 TL istemiş olduklarını belirterek aradaki fark olan 7.397 TL reeskont faizi alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ... Demir Çelik Ltd. Şti. temsilcisi ... asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre asıl ve birleşen 2008/296 esas sayılı davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin 30.850 TL asıl alacak, 53.966 TL reeskont faizi üzerinden devamına ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna, birleşen 2008/31 esas sayılı davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Birleşen davalar bağımsızlıklarını korurlar, bu nedenle her dava için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Mahkemece anılan bu husus göz ardı edilerek asıl dava ile birleşen 2008/296 esas sayılı dava için tek hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan birleşen 2008/296 esas sayılı davadaki 7.397 TL faiz istemi, alacak davası şeklinde talep edildiği halde, dava sonunda hüküm altına alınan bu faiz alacağının, asıl davaya konu takipte istenen 46.569 TL işlemiş faiz alacağına eklenerek yazılı şekilde hüküm kurulması da kabul şekli itibarıyla isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı şirket temsilcisinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy