MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin “... İnşaat A.Ş.” nezdinde sahibi olduğu hisselerini 2004 yılında davalı şirkete sattığını, satış esnasında satış bedelinin 20.000 Amerikan Dolarının 31.12.2009 tarihine kadar tahakkuk edebilecek olası vergi ve cezaların tediye ve itfasında kullanılmak üzere davalı tarafça müvekkiline ödenmeyip, bloke edildiğini, 31.12.2009 tarihine kadar herhangi bir vergi ya da ceza tahakkuk etmediği için blokaj şartının gerçekleşmediğini, davalının söz konusu meblağı müvekkiline ödemesi gerekirken ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine faiz alacağı yönünden davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin yapacağı ödemenin herhangi bir vadesi olmadığını, bu nedenle talep halinde ödenecek bir borç olup, 31.12.2009 tarihinden itibaren faiz isteminin yerinde olmadığını, takip öncesi dönemi için işletilen faizin hesaplama yöntemi ve faiz oranının belirsiz ve yüksek olması nedeniyle itirazın zorunlu olduğunu, ticari faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin mesnetsiz ve haksız olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre; 31.12.2009 tarihine kadar vergi ve cezalar karşılığı ödeme yapılmadığı takdirde bloke edilen paranın iadesi ile ilgili belgenin ... Yapı tarafından ... Tic. ve San. A.Ş.’ne verildiği, davacı adına davalı şirket tarafından verilen belgede sadece 20.000 USD blokeden bahsedildiği, geri ödemeye ilişkin herhangi bir ibarenin yer almadığı, vade tarihinin de belirtilmediği dolayısıyla işlemiş faize yönelik davalı itirazının haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy