MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı vek.Av. ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 25/03/2011 tarihinde 30.999,78 TL bedelinde ve 30/05/2011 tarihinde 14.278,24 TL bedelinde 40/50 Blown Asfalt satın aldığını, ancak kanal inşaatında kullanılan satın alınan malzemenin bir süre sonra istenilen nitelikte olmadığı için dağılmalar ve soyulmalar olduğunu, bunun üzerine davalı tarafa bilgi verildiğini, davalı tarafça 31/03/2012 tarihinde numune alındığını, ... tarafından yapılan analiz sonucu numunenin 40/50 Blown asfalta ait değerleri taşımadığının tespit edildiğini, davalıdan ... 1. Noterliği'nin 18/04/2012 tarihli ihtarnamesi ile müvekkilinin bu olay nedeniyle uğradığı zararın tazmininin talep edildiğini belirterek 45.278,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanca süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarı yapılmadığını ve davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, ayrıca müvekkilinin gıyabında yapılan analizleri kabul etmediklerini, taraflar arasındaki satıma ilişkin müvekkile iletilmiş şartname sipariş vs. olmadığını, satılan malın davacının talebi doğrultusunda satılıp teslim edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davacı yanca süresinde muayene yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve davanın da zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında %50 Blown Asfalt alışverişi olduğu, satılan asfaltın alıcı davacı tarafından dava dışı taşeron firma ... İnş. Tic. Ltd. Şti.'ye satıldığı, onun tarafından kendisine 31/03/2012 tarihinde bu asfaltın ayıplı olduğunun bildirildiği, bu bildirimden 3 gün sonra davamızın tarafları alıcı ve satıcının numuneyi ...'a analize gönderdiği, ... tarafından 03/04/2012 tarihli analiz raporunun düzenlendiği hususları dosya içeriği ile sabittir.
Bu durumda taraflar arasında ticari satım olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki davacı alıcının maldaki gizli ayıptan 31/03/2012 tarihinde haberdar olduğu ve numuneyi davalı ile birlikte ...'a verdikleri, ... analiz raporu giderinin de satıcı davalı tarafından karşılandığı açıktır. Bu durumda ayıbı 31/03/2012 tarihinde öğrenen davacının en geç 03/04/2012 tarihinde süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan ... analiz raporunun tarihi 03/04/2012, bu raporun üst yazı tarihi 05/04/2012'dir. Davacı bu davasını 20/06/2012 tarihinde altı aylık zamanaşımı süresi içerisinde açmış olup, keşide ettiği 18/04/2012 tarihli ihtarname ile de bedeli talep etmiştir.
Açıklanan bu durumlar gözetildiğinde davacı yanın TTK 25/3 maddesinde gösterilen süre içerisinde ayıp ihbarında bulunduğu ve anılan madde uyarınca süresi içerisinde iş bu davasını açtığı kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy