MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati tedbir isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
İhtiyati tedbir isteyen (davacı) vekili, icra takibine konu bonoların bedelinin kısmen ödendiğini ve 15.000 TL bedelli bononun faizin teminatı olarak düzenlendiği iddialarıyla açmış olduğu menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığının yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, kararı ihtiyati tedbir isteyen vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati tedbir isteyenlerin haklılığının yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, kararı ihtiyati tedbir isteyen vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, ihtiyati tedbir istemin reddine dair karar UYAP ortamında, “mevcut delil durumu” gerekçesine dayandırılmış ise de fiziki olarak gönderilen kararda UYAP ortamında yer alan karar görünümüne ilave olarak el yazısı ile tam okunamayan hâkim paraflı ibarelere yer verilmiştir. Dolayısıyla UYAP ortamında yer alan karar ile fiziki ortamdaki karar arasında çelişki bulunması usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Öte yandan Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297’nci maddesinin 1’inci fıkrasının (c) bendine göre mahkeme kararının “ Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” içermesi gerekir. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, verilen kararın yukarıda açıklanan hususları içermemesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.