MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili asıl ve birleşen dava da, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takiplerine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazların iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya verdiği cevap dilekçelerinde, kredi sözleşmesindeki imzalarının müvekkili firma yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirketin davacı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre davalı şirketi temsil ve ilzam yetkisinin münferiden ...'te olup davalı şirketçe dava dışı ... ve ...'e verilen ... (...) Noterliği'nin 12.12.2001 gün ve ... yevmiye numaralı vekaletnamede davalı şirketin ...'e çek keşide etme dışında üçüncü kişiler nezdinde şirketi borçlandırıcı işlem yapma yetkisi vermediği, bu nedenle ...'in 02.05.2007 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'ni davalı şirket adına kefil olarak imzalamasının şirketi bağlamayacağı, bu kredi sözleşmesinden dolayı davalı şirketin sorumlu olmayacağı, kaldı ki ...'in bizzat kendisinin, şirketin kendisine verdiği yetkiyi de krediyi imzalamadan önce 12.12.2006 tarihinde sona erdirdiği takiplere konu sözleşmedeki davalı şirkete atfen atılan müteselsil kefil imzasının davalı şirket yetkilisine ait olmadığı, kredi sözleşmesini imzalayan kişinin şirketi temsil edip etmediğini araştırmayan bankanın takipte haksız olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine ve davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı takibinde haksız ise de somut olayda sözleşmeyi kefil olarak imzalayan kişinin vekaletnamesi içeriğinde kefalet yetkisi bulunup bulunmadığı hususu tartışıldığından ve bu durumda bankanın takibinde kötüniyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmaması gerekirken asıl ve birleşen davalarda davacının kötüniyet tazminatı ile sorumluluğuna dair yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy