MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ve davalı vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 26.12.2008 tarihli alım sözleşmesine istinaden davalıdan KDV hariç 120.000,00 ABD Doları Bedel karşılığında satın alınan ve 17.02.2009 tarihinde kurulumu yapılan lazer sisteminin kurulum tarihinden itibaren verimli çalışmadığını ve servis formlarından da görüleceği üzere tam 17 kez arızalandığını, imalat, işçilik ve malzeme hatası nedeniyle söz konusu cihazın kesin kabulü yapılmadığından taraflar arasındaki sözleşmenin garanti başlıklı maddesi hükmü gereği cihazın garanti süresinin henüz işlemeye başlamadığını, söz konusu cihazın sürekli arızalanması ve verim alınamaması üzerine davalı şirkete keşide edilen ... 44. Noterliği'nin 24.01.2011 tarihli ihtarnamesine rağmen cihazın yenisiyle değiştirilmediğini veya bedelinin ödenmediğini ileri sürerek öncelikle davalıdan satın alınan lazer cihazının bedelsiz olarak model itibarı ile kusursuz yenisi ile değiştirilmesine, bu durumun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak cihaz bedelinin şimdilik 10.000,00 TL.lik kısmının karşı tarafın temerrüt tarihi olan 28.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01.10.2012 tarihli dilekçesi ile davayı cihaz bedeli 232.761,60 TL üzerinden ıslah etmiştir.
Davalı vekili, Tüketici mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görev itirazını müvekkilinin ikametgahı .../... olduğunu, bu durumda ...-... mahkemelerinin yetkili olduğu iddiasıyla yetki ilk itirazını, huzurdaki davanın 1 ve 2 yıllık garanti sürelerinin bitiminden sonra açıldığını, somut olayda eser sözleşmesi niteliğinde sözleşme bulunmayıp satım akdi söz konusu olduğundan garanti süresinin malın satıldığı tarihten itibaren garanti süresinin işlemeye başlayacağı iddiasıyla davanın zamanaşımına uğradığını, TTK ve BK hükümlerine göre usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunulmadığı ve bu yasalarda öngörülen sürelerde dava açılmadığını, davacıya cihazın 17.02.2009 tarihinde kurulup çalışır vaziyette teslim edildiğini ve bunu hastane yetkilisinin de servis formunda kabul ettiğini, servis formlarından cihazın ayıplı olmayıp kullanma hatasına bağlı olarak arızalandığının sabit olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve keşif sonrası alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın garanti süresinde açıldığı, davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, cihazın garanti süresi içerisinde muhtelif zamanlarda 17 kez arızalandığı, bu arızaların ayıp niteliğinde olduğu, servis formları, bilirkişi raporu ve dosyadaki diğer delillerden anlaşılmakla, sistemde ortaya çıkan kullanımı engelleyici hatanın firma tarafından tamirat ile giderilemediği gerekçesiyle cihazın kusursuz yenisi ile değiştirilmesine bu mümkün olmaz ise davacı tarafından ödenen 120.000 USD+KDV şeklindeki değerin TL karşılığı 232.761,60 TL'nin temerrüt tarihi olan 28/02/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalıdan satın alınan lazer sisteminin ayıplı olduğu iddiasıyla yenisi ile değiştirilmesi veya bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece mahallinde düzenlenen keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişinin 30.01.2012 tarihli raporunda 17 adet servis arıza formu irdelenmişse de arızanın sebebi, malda ayıp olup olmadığı, varsa kullanım hatasından mı yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığı hususları, keşif tarihinde sistemin çalışıp çalışmadığı dahi belirtilmemiş, sadece 4 kez KTP kristalinin değiştiğine işaret edilerek bir sonuca varılmamış, 17 kez arıza görmüş olmasının normal olmadığı değerlendirilerek malın yenisi ile değiştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı vekili 10.10.2012 tarihli dilekçe ile alınan bu rapora gerekçelerini de göstermek suretiyle itiraz etmiş, davalı vekilinin bu itirazlarının değerlendirildiği ek rapor alınmadan hüküm kurulmuştur. Bu durumda Mahkemece, davalı vekilinin anılan rapora itiraz dilekçesi ve davalı tarafından bilirkişi raporu alındıktan sonra dosyaya sunulan sisteme ait kullanım kılavuzu, servis formları ve tüm dosya kapsamı üzerinde konusunda uzman üç kişiden oluşacak bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınarak davalıdan satın alınan lazer sisteminin ayıplı olup olmadığı, ayıbın kullanım ya da üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti gerekirken Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli olmayan rapora göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle kararın Bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990,00 TL. Duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy