MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-alacak-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan akaryakıt ve LPG bayilik sözleşmesi gereğince davalının müvekkiline 1.865,000 USD ödemeyi üstlendiği halde bu edimini ifa etmediğini, davalının müvekkilini kandırarak muafiyetle ilgili belgeler imzalattığını, bu nedenle müvekkilinin ticaret yapamadığını, menfi zararının meydana geldiğini, müvekkilinin 4 adet toplam 949,695,48 TL bedelli çekten dolayı davalıya borcunun olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya olan borcunun alacağından mahsubuna, şimdilik 10.000 TL menfi zararın davalıdan ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 20.12.2011 tarihli dilekçesiyle menfi tespit taleplerini atiye bıraktıklarını belirtmiştir.
Davalı vekili, davacının taraflar arasındaki sözleşmelere aykırı davranarak dava dış şirketten ürün satın aldığını, müvekkilinin zararına yol açan davacının borçlarına karşı verdiği çeklerin icra takibine konu edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının alacak iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu halde kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının prim alacağının doğup doğmadığının belirlenemediği, kaldı ki, davalının davacıya sözleşmenin devamı süresince ve davalının ürünlerinin satılması halinde destek primi ödemesinin kararlaştırıldığı, davalının davacının dava dışı şirkete ait malları sattığını belirterek sözleşmeyi feshettiği, defterlerini sunmayan davacının sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesiyle ;
1) Davacının menfi tespite ilişkin talebini atiye bırakmasından dolayı bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
2) Alacak ve tazminat davalarının ise ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 08.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy