MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit - alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı - karşı davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı karşı davalılar vek. Av. ... ile davalı karşı davacılardan T.C ... Bankası A.Ş vek. Av. ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava, davalı banka tarafından takip konusu yapılan genel kredi sözleşmesindeki imzanın davacıların murisine ait olmadığı iddiasıyla açılmış menfi tespit davası; karşı dava ise, aynı sözleşmeden kaynaklanan banka alacağının tahsili için açılmış alacak davasıdır.
Davacı – karşı davalılar vekili, karşı davanın reddini, davalı – karşı davacı banka vekili ve diğer davalı ..., asıl davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu kredi sözleşmesindeki imzanın davacıların murisi ...'a ait olduğu, davalı bankanın aynı sözleşmeden kaynaklanan kredi alacağının bulunduğu davalı ... adına atılmış imzanın bu davalıya ait olmadığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine; davalı karşı davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın reddine; davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 7000 TL alacağın davacı – karşı davalı ölü ... mirasçıları olan davacı karşı davalılardan 04.06.2008 tarihinden itibaren yıllık %38,25 temerrüt faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı – karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu sözleşmedeki kefalet imzasının davacıların murisi ...'a ait olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporu ile saptanmış ise de; mahkemece, asıl borçlu ...'in sözleşmede imzası bulunmadığından sorumlu olmadığına karar verildiğine göre, asıl borçlu tarafından davalı – karşı davacı bankadan kredi kullanmadığı kanıtlanmadıkça, kefalet fer'iliği ilkesi gereğince, kefilin de sorumluluğunun bulunmayacağı gözetilmeksizin, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının Reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı - karşı davalılar yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalı - karşı davacıdan alınarak davacı - karşı davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.