MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan genel kredi sözleşmesi gereğince kullanılan kredilerin teminatı olarak davalının taşınmazı üzerinde 531.000 TL bedelle ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Ankara 22. İcra Dairesi'nin 2011/278 ve 2011/279 sayılı dosyaları üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takiplerinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takiplerine konu kredi borcunun ödendiğini, bu nedenle davacının müvekkilinden talepte bulunamayacağını belirterek davanın reddine, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2011/279 sayılı icra takip dosyasından çıkartılan ödeme emrinin davalıya tebliğinin usulsüz olduğu iddiasıyla davalının icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluna gittiği, icra hukuk mahkemesince davalının talebinin reddedildiği, bu karar üzerine icra müdürlüğünce düzenlenen yeni ödeme emrinin davalının talebi olmaması nedeniyle gönderilemediği, icra takip tarihi itibarıyla davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalıya, Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2011/279 sayılı icra takip dosyasından çıkartılan ödeme emri davalıya 15.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 21.03.2011 tarihli dilekçe ile icra takibine itiraz etmiş, itirazında davaya konu diğer takip dosyası olan aynı icra müdürlüğü'ne ait 2011/278 sayılı takip dosyasından çıkartılan ödeme emrinin müvekkiline gönderildiğini, ancak 2011/279 sayılı icra takip dosyasındaki ödeme emrini inceleyip bu ödeme emrine itiraz ettiklerini 2011/279 sayılı icra takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde belirtmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere icra hukuk mahkemesince, usulsüz tebligata rağmen davalı vekilinin 2011/279 sayılı icra takip dosyasındaki ödeme emrini inceleyerek içeriğini öğrendiği, icra takibine itirazda bulunduğu gerekçesiyle 2011/279 sayılı icra takip dosyası üzerinden çıkartılan ödeme emrinin iptaline ilişkin şikayeti reddedilmiştir. Bu durumda 2011/279 sayılı icra takip dosyasında çıkartılan ödeme emrine yedi günlük süre içerisinde yapılan itiraz geçerli olduğundan anılan takip hakkında açılan dava yönünden işin esasına girilip, toplanacak deliller birlikte değerlendirilip, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu takip hakkındaki davanın reddi doğru görülmemiştir. Öte yandan davacı ayrıca dava dilekçesinde de görüldüğü gibi Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2011/278 sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptalini de dava konusu etmiş olmasına rağmen bu talebi yönünden gerekçe oluşturulmadığı gibi hüküm kurulmaması da usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA , bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy