MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati tedbire itiraz talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati tedbir isteyenler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
İhtiyati tedbir talep edenler vekili, açılan menfi tespit davası sırasında davalılara verilen çeklerin bedelsiz kaldığını iddia ederek ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, mahkemece talep uygun görülerek ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden 3. kişi vekili, davanın tarafı olmayan müvekkilini etkileyecek şekilde tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılması isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, çekin lehtarı olmayan şahıslar aleyhine tedbir konulması halinde ciro yoluyla çeki elinde bulunduran şahısların mağdur duruma düşeceği, kaldı ki bu kişilerin dosyada taraf olmadığı, çeklerin bedelsizliğine dayalı iddianın cirantalara karşı ileri sürülemeyeceği, verilen tedbir kararının çeki ciro yoluyla eline geçiren kişileri ya da şirketleri mağdur duruma düşüreceği gerekçeleriyle konulan tedbirlerin 3. kişiler açısından kaldırılmasına karar verilmiş, kararı ihtiyati tedbir isteyenler (davacılar) vekili temyiz etmiştir.
1-HMK’nun 394’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasına göre, “İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.” İhtiyati tedbire itiraz hâlinde mahkemece, anılan kanun hükmü uyarınca itirazın süresinde olup olmadığının öncelikle belirlenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus Yargıtay denetimine elverişli şekilde belirlenmeden itirazın esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-10/10/2006 tarih ve 26315 sayılı Resmî Gazetede Yayımlanan Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş Ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 22/2 hükmü uyarınca “Birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler.” Tedbire itiraz hakkında karar verilirken faktoring şirketlerine ilişkin özel düzenleme niteliğindeki bu mevzuat hükmünün gözetilmesi gerekir. Mahkemece bu yön değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy