MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirket ile yapmış olduğu anlaşma neticesinde sipariş vermiş olduğu fırın ve teflon tencere karşılığında her biri 80.000.-TL tutarlı toplamda 400.000,00 TL'lik çek keşide ederek davalı şirkete teslim ettiğini, ancak bu çeklerin davalı şirkete verildiği halde siparişlerin teslim edilmediğini, bunun üzerine imzalanan sözleşmeye göre davalı yanın, anılan çekleri 30.03.2007 tarihine kadar iade etmesine , aksi durum için takibe konulmak üzere müvekkillerine 400.000,00 TL tutarlı 1 adet bono düzenleyerek teslim ettiğini, diğer davalı ... da bonoyu imzalayarak aval verdiğini, davalı şirketin sözleşme şartlarını yerine getirmemesi halinde müvekkilleri davacının tüm zararlarından sorumlu olacağını ve ayrıca 400.000,00 TL cezai şart ödemeyi de kabul ve taahhüt ettiğini belirterek müvekkiline cezai şart ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, alınan çeklere karşılık davacıya toplam 305.435,77 TL tutarında mal verildiğini, sözleşme ve fatura tarihinin davalı şirketin kayyım tarafından yönetildiği tarihler olduğunu, bu tarihten sonra şirket yetkilisi sıfatıyla ...'ın şirket adına kayyımın onayı olmaksızın sebepsiz bir şekilde teminat senedi ve cezai şart kabulünün mümkün olmadığını, yaptığı işlemin şirket açısından bağlayıcı olmadığını, tamamen ticari bir ilişkiden kaynaklanan ve müvekkilleri şirket tarafından alınan çeklere karşılık malın %90'nı verilmiş olmasına rağmen yetkisiz ve sorumsuz şirket temsilcisi ...'ın imzasını taşıyan bu sözleşmenin şirket açısından geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda taraflarca imzalanan sözleşmenin, davalı ... tarafından diğer davalı şirket adına imzalandığı , bu nedenle davalı ...'ın şahsi sorumluluğunun olmadığı, sözleşmede adı geçen ve takibe konulan bononun tanzim tarihinin 01.03.2007 olduğu,sözleşmenin de bu tarihte imzalandığının kabulü gerektiği, davalı şirket hakkında iflas erteleme talebiyle açılan Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/59 esas sayılı dosyasında 05.02.2007 tarihinde tedbir kararı verildiği ve kayyum tayin edildiği , tedbir kararı ve kayyum tayinine ilişkin karar tarihinden sonra sözleşmenin imzalandığı ve bononun da bu tarihte düzenlendiği , bu nedenle sözleşmenin ve dolayısıyla bononun da geçersiz olacağından cezai şart talebinde de bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy