MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı, davalıyı uzun zamandan beri tanıdığını, davalıdan almış olduğu borç paraya karşılık 12.000 USD değerinde tanzim ve vade tarihleri boş bir bono imzalayarak verdiğini, borcuna karşılık bugüne kadar 6.000 USD yi davalıya elden ödediğini, davalının bonoyu zayi ettiğini bu nedenle yeniden bir bono düzenleyeceğini beyan etmesi üzerine aralarındaki samimiyete güvenip boş bir bonoyu imzaladığını, aradan bir müddet geçtikten sonra davalının kendisine karşı duygusal davranmaya başladığını, hatta telefonla mesaj göndererek aşkını ilan ettiğini ancak karşılık bulamadığını, bu sefer daha evvel boş olarak verilen bonoyu 32.000 USD olarak doldurarak kendisinden talep ettiğini, oysa davalıya borcunun 12.000 USD olup bu miktarın 6.000 USD'lik kısmını ödediğini, davalı hakkında şantajdan dolayı Cumhuriyet Savcılığına da suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek 32.000 USD miktarlı bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 30.04.2012 tarihli oturumda, müvekkilinin 32.000 USD miktarlı bonodan dolayı menfi tespit isteminde bulunmuş ise de aslında ortada 32.000 USD miktarlı bononun bulunmadığını, müvekkili tarafından tanzim edilen ve davalı yanca icra takibine konu edilen 01.01.2010 vade tarihli 22.800 USD ve 15.01.2010 vade tarihli 12.800 USD miktarlı 2 adet bono olduğunu belirterek icra takibine konu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, bonoların icra takibine konu edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, davacının davalıdan almış olduğu borca karşılık kısmi ödemede bulunduğuna ve boş olarak verilen bonoların anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna ilişkin iddialarını yazılı delillerle ispat edemediği, davacı asilin dava dilekçesinde bonoların korku, tehdit ve hile ile alındığına ilişkin herhangi bir iddiasının bulunmadığı, davacı vekilince yargılama sırasında davasını ve iddiasını bu yönde genişletme istediği, davalı yanca davanın genişletilmesine muvafakat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, boş olarak verilip anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddia edilen ve ödeme nedeniyle bedelsiz kalan bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı alacaklı, ceza tahkikatı sırasında kollukta verdiği 07.06.2010 tarihli ifade de, davacının 3.200 USD ödeme yaptığını beyan etmiştir. Davalının bu ifadesi kendisini bağlayıcı niteliltedir. Mahkemece davalının bu beyanı üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy