MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, tapu maliki dava dışı ... olan taşınmazın müvekkili şirket tarafından 10 yıl süre ile kiralandığını, yanlar arasındaki bayilik sözleşmesi olup taşınmaz üzerinde akaryakıt istasyonu bulunduğunu, davalı şirket tarafından Kuyucak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/186 esas nolu dosyasında görülen davada, bayilik sözleşmesinin feshinin ve intifa hakkına dayalı olarak taşınmaza müdahalenin önlenmesinin istendiğini, davaya konu taşınmaz üzerinde yargılaması sırasında verilen tedbir kararı gereğince taşınmazın müvekkili şirketten alınarak davalı şirkete teslim edildiğini, Kuyucak Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/03/2008 tarih 2007/186 Esas 2008/75 Karar sayılı kararı ile müvekkilleri aleyhine açılan davanın reddine karar verildiğini ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, tedbir kararının infazı neticesinde müvekkili şirketin kazanç kaybının olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 80.000,00 TL kazanç kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin davacı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesinin haklı nedenler ile fesh edildiğini, davacının talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesi uyarınca bu kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanması gerektiği, 6100 Sayılı HMK'nın 324/1 maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesinin 4.maddesi uyarınca gider avansını mahkeme veznesine depo etmesi için iki haftalık kesin süre verildiği, ancak davacı yanca iki haftalık kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı, davacı tarafça HMK. 114/1-g maddesinde dava şartı olarak düzenlenen gider avansını HMK. 115/2 maddesi uyarınca yapılan ihtarata rağmen süresi içerisinde ödemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Alacak davası 30.04.2010 tarihinde açılmış olup 04.10.2011 tarihli duruşmada davacı tarafa gider avansını mahkeme veznesine depo etmesi için iki haftalık kesin süre verilmiştir. Mahkemece davacının kesin süreye rağmen gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 120. maddesine göre davacı yargılama harçları ile Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Adalet Bakanlığınca yayınlanan gider avansı tarifesinin 4. maddesine göre davacı tebligat gideri ile diğer iş ve işlemler için 50-TL ödemek zorundadır. 6100 sayılı HMK'nun 448. maddesinde kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı kabul edilmiştir. Dava açılırken alınması gereken 50 TL. açılmış davalarda istenemeyeceği gibi tarifenin 4. maddesinde yeralan keşif, bilirkişi ve tanıkla ilgili avanslar HMK'nun 324.maddesine göre delil avansı olup, yargılamanın bulunduğu aşamaya göre ödenmesinin istenmesi zorunlu değildir. Bunun yanısıra her ne kadar davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde ara kararı gereği yerine getirilmemiş ise de, mahkemece ödenecek avans gideri de ara kararında belirtilmemiştir. Kapsamı ve sınırları yeteri kadar belli edilmeyen böyle bir ara kararına dayanılarak kesin sürenin gereği yerine getirilmediğinden söz edilemez. Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında mahkemece davanın gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.