MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkisi nedeniyle davalı şirkete 7 adet fatura karşılığı çocuk malzemeleri satıldığını, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ayrıca taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesinin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı defter kayıtlarına itibar edilemeyeceğini, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre mutabakat sağlanamaması halinde davalı defter kayıt ve belgelerinin geçerli olacağının hüküm altına alındığını, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalara karşı davalının bir itirazının olmadığını, cari hesap ilişkisi dahilinde müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; her ne kadar davalı yanca taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin olduğu ileri sürülmüş ise de, hukuki manada taraflar arasında bir cari hesap sözleşmesinin mevcut olmadığı, davacı şirket ile davalı şirket arasında açık hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğunu, tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan 29.478,46 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosyada bulunan 24/06/2010 tarihli kök rapor ile kök raporu düzenleyen bilirkişinin yanına bir de hukukçu bilirkişi eklenerek düzenlenen 14/10/2011 havale tarihli bilirkişi raporu arasında davacı alacağının miktarı yönünden çelişki bulunduğu ve bu çelişkinin nedenlerinin açıklanmadığı görülmüştür.
Bu durumda mahkemece davalı tarafın itirazları da değerlendirilerek alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy