Davacı ...Ş. vek. Av. ... ile davalılar 1- ... Ortadoğu Paz. Tic. A.Ş. 2- ... 3- ... vek. Av. ... arasında görülen dava hakkında İzmir 8. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 18.04.2012 gün ve 251-107 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 19.11.2012 gün ve 10360-17079 sayılı ilamına karşı taraf vekillerince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili davalı ... A.Ş. ile imzalanan kredi sözleşmelerini diğer davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredinin geri ödenmesinde yaşanan aksama nedeniyle hesabın 11.06.2001 tarihli ihtarname ile kat edildiğini, ipotek ile teminat altına alınan miktar indirilerek 6.918,442 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine asıl borçlunun kısmi, kefillerin icra borcunun tamamına itiraz ettiklerini ileri sürerek, asıl borçlu yönünden 2.126,411 TL, kefiller yönünden ise itirazın tamamen kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kredi sözleşmelerinin tek tek ele alınması gerektiğini, kullanılan ve geri ödenen kredi sözleşmelerinden dolayı kefillerin sorumluluğunun sona erdiğini, ayrıca kullanılan kredinin vadeli kredi olup henüz vade tarihlerinin gelmediğini, talep edilen faiz oranın da fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl borçlu yönünden takip tarihi itibariyle 846.502,75 TL alacak talep edilebileceği ancak icradaki borç kabul tutarının bu miktardan fazla olduğu, kefiller yönünden ise muaccel bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle alacak miktarına yapılan itirazın iptali isteminin reddine, faiz oranlarına yapılan itirazın iptaline karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı banka ödemelerdeki aksama nedeniyle hesabı 11.06.2001 tarihinde kat etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmelerinin 51. maddesinde ödemelerde aksama olması halinde hesabın bankanın tüm alacağı muaccel hale getirerek talep edebileceği öngörülmüştür. Bu durumda kullanılan kredinin vadeli kredi olması hesabın kat edilerek talep edilmesine engel teşkil etmez.
Öte yandan kefiller imzalarını taşıyan sözleşmeler ile kullandırılan kredilerin geri ödendiğini ve sorumluluklarının sona erdiğini beyan etmişlerdir. Şayet kefillerin imzalarını taşıyan sözleşmeler ile kullandırılan kredi geri ödenmiş ve yeni bir sözleşme ile yeniden kredi verilmiş ve bu sözleşmede kefillerin imzası bulunmuyorsa kefillerin yeni kredi sözleşme ile kullandırılan krediden sorumlu tutulmaları mümkün değildir. Ancak eski sözleşme ile yeniden kredi verilmesi mümkün olup bu durumda sorumluluk devam eder.
Ayrıca incelenen kredi sözleşmelerinde akdi ve temerrüt faiz oran olarak tespit edilmemiş olup bu durumda bankanın krediye uyguladığı cari akdi faiz ile bu cari akdi faiz dikkate alınarak belirlenecek temerrüt faizi borcun hesaplanmasında dikkate alınmalıdır. Oysa belirlenenlerin banka tarafından uygulanmayan ve üst sınırları merkez bankasına bildiren genelge dikkate alınarak akdi ve temerrüt faizi uygulaması yapılması hatalıdır.
Bu durumda öncelikle mahkemece, bankanın defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak hesabın kat tarihi itibariyle asıl borçlu ve kefillerin sorumlulukları borcun hangi kredi sözleşmesinden doğduğu açık ve net olarak belirlenip yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak takip tarihindeki alacak ve asıl borçlunun icradaki kabulü de gözetilerek alınacak yeni bir bilirkişi kurulu raporuna göre karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile düzenlenen ve birbirleri ile çelişen bilirkişi raporlarına göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulması gerekirken Dairemizin 19.11.2012 tarih 10360-17079 sayılı ilamı ile davacının tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi ve hükmün davalılar yararına bozulmasına karar verilmiş olduğundan taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 19.11.2012 tarih 10360-17079 sayılı kararının tüm sonuçlarıyla kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy