MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalının kusuru nedeniyle feshedildiğinin tespiti ile bayilik sözleşmesinin 21. maddesine istinaden 50.000 ABD doları (77.310 TL) ceza şartın ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL kar mahrumiyetinin davalıdan tahsilini, sözleşmenin 12/f maddesi gereğince ... nolu telefon numarasının kullanım haklarının da davalıdan müvekkiline devredilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sözleşmenin hakim durumda olan davacı tarafından tek taraflı düzenlenmesi nedeniyle sözleşmenin Rekabet Kanunu'na aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalının sözleşmenin 20. maddesine göre 15 günden fazla süre ile davacıdan likit gaz almaması nedeniyle davacının sözleşmenin 27. maddesine göre haklı nedenle tek taraflı fesih hakkını kullandığı, 50.000 USD karşılığı TL cezai şartın davalının mahvına neden olacağı bilirkişi raporuyla sabit olduğundan bu konuda tenkis hükümleri dikkate alınıp, takdiren ½ oranında indirim yapılarak, cezai şart olarak 25.000 USD' nin dava tarihindeki TL karşılığı 38.655,00 TL' nin davalıdan tahsili gerektiği, kar mahrumiyetinin 25.545,84 TL olduğu, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği 1000 TL'nin kabulü gerektiği ve davacı ... nolu telefonu davalıya ... bayisi olarak tahsis ettiğinden bu telefonun da davacıya aynen geri verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı 03.03.2009 tarihli ihtarnameye cevabında, davacı ile 2004 tarihinde bir sözleşme imzaladığını, 2008 yılında imzaladığı bir sözleşme bulunmadığını bildirmiş, bilirkişi raporuna 15.06.2011 tarihli itirazında 21.04.2007 tarihli sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, 19.01.2004 tarihinden sonra başka sözleşme yapılmadığını belirtmiştir. Davalı, iddianın dayanağı olan 21.04.2007 tarihli sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunduğuna göre bu yönde inceleme yapılıp,toplanan deliller değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan yönler gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy