MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; davalının müvekkili banka ile akdedilen genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin ihtarname ile kefillikten vazgeçtiğini davacı bankaya bildirdiğini, ayrıca asıl borçlu adına kayıtlı araç üzerindeki rehnin kaldırılmaması için davacı bankayı uyardıklarını, ancak davacı bankanın adeta asıl borçluyu korur gibi rehni kaldırdığını, o tarihten sonra dosya borcu borçlu ve kefiller tarafından defalarca kapatılmasına rağmen davacının ödemeleri borca mahsup etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve özellikle 26.05.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalının takip tarihi itibariyle sorumluluğunun 1.651,16 asıl alacak, 104,57 işlemiş temerrüt faizi, 5,23 gider vergisi olmak üzere toplam 1.760,96 TL olduğu, bunun yanında borcun likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,takibin 1.760,96 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı banka alacağı 1.651,16 TL asıl alacak ile birlikte toplam 1.760,96 TL olarak tespit edilmiştir. Mahkemece itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilirken tespit edilen toplam alacak içindeki temerrüt faizine tekrar faiz yürütülmesine imkan verecek şekilde hüküm kurulması 818 sayılı BK'nın 104/son ve 3095 sayılı kanunun 3.maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak likit olup kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken talebin reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, hükmün 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy