MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında satış noktası sözleşmesi ve ek özel şartının imzalandığını, davalı ...'ın sözleşmeyi davalı ...'in vekili ve aynı zamanda müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davacının üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, sözleşmede belirtilen münhasır satış ve reklam yeri bedelini nakit olarak davalı tarafa ödediğini, 75 kasa/koli ürünü bedelsiz olarak davalıya teslim ettiğini, gerekli iskontoları uyguladığını, ayrıca 2 adet soğutucuyu da emanet olarak davalılara teslim ettiğini, davalının sözleşmede belirtilen miktarda ürün alım satımı yapmadığını, cari hesap borçlarını ödemediğini, kota dolmadığı halde davacıdan ürün almayı kestiğini, emanet soğutucuları iade etmediğini, münhasırlık şartını da ihlal ettiğini, bunun üzerine davalıya noter ihtarının gönderildiğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, 3.346,73 TL cari hesap alacağının, satış ve reklam yeri bedeli 20.000 TL 'nin şimdilik 1.000 TL'sinin, bedelsiz teslim edilen 75 koli ürünün karşılığı olan 1.944 TL nin şimdilik 1.000 TL sinin, 950 dolar değerindeki 2 adet emanet soğutucu bedelinin TL karşılığının şimdilik 1.000 TL sinin, 16.000 Dolar cezai tazminat bedelinin Türk Lirası karşılığının şimdilik 1.000 TL sinin temerrüt tarihi olan 08/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan reeskont faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında sürekli edim ve borç ilişkisi içeren tek satıcılık sözleşmesini ... adına ...’ın imzaladığı, ...’ın aynı zamanda sözleşmede müşterek ve müteselsil kefil olduğu, 3.346,73 .-TL cari hesap borcundan ve diğer borçlardan sorumlu olduğu, davacının dava dilekçesi ile sözleşmeyi fesih iradesini ortaya koyduğu, feshin haklı nedene dayandığı, davacının davalıda bulunan iki adet soğutucuyu talep etme imkânının bulunduğu, reklâm ve satış yeri ödemeleri ve iskonto sonucu bedelsiz olarak verilen malların iadesi taleplerinin ifanın eki yan edim hükmü olduğu, sözleşme feshedilmiş olduğu için artık sözleşmenin feshinden önce yapılmış ifaların iadesinin istenemeyeceği, buna ilişkin taleplerin reddi gerektiği, aynı gerekçe ile sözleşme devam ederken sözleşmenin ihlaline dayanan ifaya ekli cezai şartın somut olayda talep edilebileceği, ihtarnamede cezai şart alacağının herhangi bir şarta bağlanmadan belirli bir süre içerisinde ödeneceği yönünde bir ihtarın olmadığı, bu nedenle cezai şart yönünden temerrütün dava tarihi itibariyle başladığı, yine 2 adet soğutucu bedeli yönünden de daha önce temerrüt şartlarının oluşmadığı, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.346,73 .-TL cari hesap alacağının 05.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsiline, dava konusu olan iki adet emanet soğutucunun aynen iadesine, olmadığı takdirde karşılığı olan 800 USD’den dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a md. gereğince devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan tahsiline, cezai şart olan 16.000 .-USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a md. gereğince devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan tahsiline, bedelsiz teslim edilen 75 koli ürün ile münhasır reklâm ve satış yeri bedeline ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı tarafından keşide edilen 25.01.2010 tarihli ihtarname ile ve daha sonra başka bir şekilde sözleşmenin feshedildiği kanıtlanamadığından yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacının fazla yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy