MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında 4 yıllık bir sözleşme bulunduğunu, davalının sözleşme hükümlerindeki süreye uymayarak sözleşmeyi sona erdirdiğini, sözleşmenin 9. maddesine göre öngörülen süreden önce feshi halinde cezai şart ödeneceğini, cezai şart bedeli için gönderdikleri ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü' nün 2011/5842 sayılı dosyasından icra takibi yaptıklarını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında sözlü ya da yazılı bir sözleşme olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği ve mahkemeye sunduğu sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını beyanla, davanın reddine, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına ve %10 para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki sözleşmedeki cezai şart hükmüne dayalı olarak davalı hakkında takip yapıldığı, davalının süresi içerisinde borca itiraz ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takibe konu sözleşmenin taraflarca imzalanıp imzalanmadığı ve bu sözleşmeden dolayı davacının cezai şart alacağının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu, sözleşmede davalı şirket adına atılan imzanın Adli Tıp Kurumu raporuna göre şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespit edilemediği, sözleşmenin mahkeme kasasına sunulan aslında davacı şirket tarafından atılmış bir imzanın bulunmadığı, davacı tarafın talebinin sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağına dayalı olması sebebiyle davacının öncelikle alacağın kaynağını teşkil eden sözleşmenin taraflar arasında imzalandığını usulünce ispatlaması gerektiğini, akdi ilişki ispatlanmadan sözleşmeden kaynaklı cezai şartın varlığının da ispatlanamamış olacağı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda sözleşmedeki davalı adına atılı imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığının belirlenmediği yönünde görüş bildirmiştir. İncelemeye esas alınan bazı belgelerin fotokopi olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamaz. Davacı vekili, rapora itiraz ederek gerektiğinde yeniden imza incelemesi yaptırılmasını istemiştir.
Bu durumda mahkemece sözleşme tarihindeki davalı şirket yetkilisinin sözleşme tarihinden önceki tarihlerde atılmış imzalarını taşıyan belge asılları ilgili yerlerden getirtilerek yeniden imza incelemesi yaptırılıp alınacak rapor diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy