MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine dayanak kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek icra takibi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan adli tıp kurumu raporu ile kredi sözleşmesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yan imza inkarı ile Malatya 6. İcra Müdürlüğü'nün 2007/6868 ve 2007/6871 sayılı icra takip dosyaları nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulü ile her iki icra dosyası yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dava konusu Malatya 6. İcra Müdürlüğü'nün 2007/6871 sayılı icra takibine konu, davacının kefil olarak yer aldığı, davalı banka ile dava dışı ... arasındaki bila tarihli Kooperatif Kredileri Sözleşmesi'ndeki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı yönünde bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. Dava konusu diğer icra takip dosyası olan Malatya 6. İcra Müdürlüğü'nün 2007/6868 sayılı icra takip dayanağı olan davacının kefil olarak yer aldığı, davalı banka ile dava dışı ... arasındaki 11.08.2006 tarihli Kooperatif Kredileri Sözleşmesi'ne yönelik alınan 15.08.2011 tarihli adli tıp raporu da, mukayese belgeler incelemeye konu sözleşme tarihinden sonraki tarihli olduğundan usulüne uygun incelemeyi içermemektedir.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, davalı bankaya yazılacak müzekkere ile Malatya 6. İcra Müdürlüğü'nün 2007/6871 sayılı icra takibine konu Kooperatif Kredileri Sözleşmesi tarihinin bu sözleşmeye ilişkin dekont vs. belgelerden tarihi saptandıktan sonra, davacının dava konusu icra takiplerine dayanak kredi sözleşmeleri tarihlerinden önceki ve sonraki tarihli mukayeseye esas imza örneklerinin bulunduğu yerler davacıdan sorulmak suretiyle bu imza örnekleri toplanıp, dosyadaki istiktap tutanakları ile birlikte adli tıp kurumuna gönderilmek suretiyle sözleşmelerdeki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığına ilişkin rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Öte yandan 4603 Sayılı Kanunda Ziraat Bankası A.Ş., Halk Bankası A.Ş., Tasfiye Hâlinde Emlak Bankası A.Ş. aleyhine açılan davalar bakımından harç muafiyeti getirildiğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 4603 sayılı Kanunun 4684 Sayılı Kanunla değişik geçici 4. Maddesinin 2. Fıkrasında getirilen harç muafiyetinin adı geçen bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacı ile yeniden yapılandırma süreci içerisinde açılmış ve açılacak dava veya takiplerle ilgili olup, davalı T. Halk Bankasının sözü geçen yasa hükmündeki muafiyetten yararlanamayacağı gözetilmeden davalının harçtan muaf tutulmasında da isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy