MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine giriştiği icra takibine konu borcun davacı tarafından 24.07.2002 tarihli belge ile haricen ödendiğini, ancak icra takibine devamla haciz uygulandığını, keşide edilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.06.2003 tarihli dilekçesiyle 27.08.2002 tarihli belge ile icraya konu borcun mükerrer ödendiğini ileri sürerek mükerrer tahsil edilen bedelin davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyası, İcra Tetkik Mercii kararı, Asliye Ceza Mahkemesi dosyası, 24.07.2002 ve 27.08.2002 tarihli icra dosyasına yapılan harici ödemeleri gösteren belgeler, davacı vekilinin 28.04.2010 günlü ikinci kez ödenen 35.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 27.08.2002'den itibaren yasal faizi ile tahsili için davanın istirdat davası olarak devamını talep eden dilekçesi, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamına göre davanın istirdat davası olduğu, davanın 21.000,00 TL üzerinden açıldığı, istirdat dilekçesinde talep edilenin ise 35.000,00 TL olup eksik harcın yatırılmaması ve dosyaya sunulu iki belgede de ödenen miktarın belirtilmemesi dikkate alınarak davanın dava dilekçesindeki bedel üzerinden kısmen kabulüne, 21.000,00 TL alacağın ödeme tarihi olan 24.07.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, 24.07.2002 tarihli, “Sözleşmedir” başlıklı, davalı yanca imzalı ve imzası inkar edilmeyen belge ile davalıya olan borcun tahsil edildiği belirtildiği halde, davalının davacı aleyhine 20.06.2001 günü başladığı icra takibine devam ettiğini beyanla borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunmuş, yargılama sırasında sunduğu davalı-alacaklı vekili tarafından imzalı, imzası inkar edilmeyen 27.08.2002 günlü belge ile de borcun ikinci kez ödendiğini ileri sürerek mükerrer tahsil edilen tutarın istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Borçlu-davacının açmış olduğu menfi tespit davası sırasında borcun ikinci kez ödenmiş olması nedeniyle dava, İİK'nun 72/VI. maddesi uyarınca istirdat davasına dönüşmüş olmakla davacının menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülmesine ilişkin olarak başkaca bir işlem yapmasına, diğer bir deyişle ilave harç yatırmasına gerek yoktur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, sunulu 27.08.2002 günlü belge içeriğinde ödenen tutarın belirtilmemiş olması karşısında belge tarihi itibariyle borcun ulaştığı (ödenmek zorunda kalınan) tutarın bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi, belirlenmesidir. Nitekim mahkemece de bilirkişiden rapor alınmıştır. Hal böyle olunca mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen rakam ve talep olunan tutar nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.