MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davalı lehine 26.02.2008 tarihli 90.000-TL bedelli ipotek konulduğunu, sonrasında da ilaveten 25.12.2008 tarihli 110.000-TL bedelli ipotek eklenerek, toplamda 200.000-TL tutarında ipotek oluşturulduğunu, ancak taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi oluşmadığını, müvekkilinin borçlu olmasını gerektirir hiçbir işlem olmadığını, davalıya gönderdikleri ihtara rağmen ipoteğin kaldırılmadığını, ipotek belgesine dayalı borç ilişkisinin, davadışı ... Tic. Ltd. Şti tarafından davadışı ..., ... ve bu kişilerin sahibi olduğu şirkete verilen ticari malların ödenmeyen bakiye kısmına yönelik alacağa dayandığını, müvekkiline verilmiş herhangi bir borç ya da mal aktarımı bulunmadığını belirterek, ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ...' nın, ağabeyinin sahibi olduğu aile şirketi olan davadışı ... Elektronik Eşya Tic.Ltd.Şti' nde satış temsilcisi olarak görev yaptığını ve şirketin ticari temsilcisi olarak kambiyo senedi düzenleme, para tahsil etme ve şirket borçlularından ipotek alma gibi işlemleri şirket sahibinin bilgisi doğrultusunda yaptığını, davacının ise, kızı ve damadının şirketi olan davadışı ... Züccaciye Ltd.Şti.' nin, ... Ltd.Şti.nden aldığı ve ödeyemediği mallar nedeniyle mevcut borcuna istinaden kendi taşınmazında ipotek tesis ettirdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki devam ederken biriken borçların ödenmesinde sıkıntı yaşanması üzerine ipoteğin miktarının arttırılarak 200.000-TL'ye çıkarıldığını, sözkonusu arttırım da dikkate alındığında davacının açmış olduğu bu davanın hakkın kötüye kullanılması olduğunu, 200.000-TL ipotek bedelinin 65.000-TL'sinin davacı ve çocukları tarafından ödendiğini, kalan borç ödenmediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı ipotek sebebinin gerçekleşmediğini iddia etmişse de, 26.02.2008 tarihinde bizzat Tapu Müdürlüğü önünde 90.000-TL bedelli ipotek verdiği, bu bedelin kendisine ödenmediğini iddia etmesine rağmen aradan l0 ay geçtikten sonra da ipotek bedelini 200.000-TL'ye yükseltmiş olduğu, ipotek tesisinden 4 yıl sonra işbu davayı açtığı, bu suretle davacının tapuda davaya konu ipotek belgesini düzenlediği açık olup düzenlenen ipotek belgesinin geçersizliğinin ispatı için aynı kuvvette bir delil ileri sürülmediği, ipotek belgesi ile kayıtsız şartsız borç ikrarının olduğu, davacının tapuya tescil ettirdiği davalı lehine konulan ipoteğin irade sakatlığı, sahtecilik gibi unsurları barındırmadığı belirtilerek, sabit görülmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy