MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin kendi adına asaleten ve yetkilisi olduğu ... Mühendislik Etüt Danışmanlık ve İnş. Nakl. İthalat İhracat Ltd.Şti' ni temsilen davadışı ... Alüminyum Pazarlama Tic. San. Ltd. Şti' ne 40.000-TL bedelli bono verdiğini, bu borcun ödenmemesi üzerine alacaklının davakonusu olmayan Kadıköy 1. İcra Müdürlüğü' nün 2011/7623 sayılı dosyasından icra takibine geçtiğini, bu arada Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü' nün 2009/11300 sayılı dosyasından davalı ... Alüminyum Plastik Cam İnş. Tic. Ltd. Şti. tarafından müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Mühendislik Etüt Danışmanlık ve İnşaat Nakliyat İthalat İhracat Ltd. Şti ve müvekkilinin yakınlarına ait olan ... Alüminyum İnş. Nak. Teks.Tur.İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti. aleyhine takip başlatıldığını, bu takipteki alacaklı olan davalının ticari ad ve ünvanının müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olduğu şirket ad ve ünvanıyla çok küçük farklar dışında aynı olduğunu, bu dosyadan gönderilen talimat üzerine müvekkili şirkete ait işyerinde haciz yapıldığını, müvekkilinin saikte esaslı bir hataya düşerek senetten dolayı borca ilişkin olduğunu sandığı dava konusu icra dosyasına kefalet verdiğini, bu konuda icra memuru ve alacaklı vekili tarafından yeterince aydınlatılmadığını, müvekkilinin kefalet verdiği tutanakta 40.000-TL bedelli bonoya atıfta bulunarak kefalet vermiş olmasından da bu durumun anlaşıldığını beyanla, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40' dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bilerek ve isteyerek kefil olduğunu, kefil olduğu dosyadaki borçlu şirketlerin birisinin kendi yetkilisi olduğu şirket olduğunu, diğerinin de kardeşinin şirketi olduğunu, davacının bu şirketleri karıştırmasının mümkün olmadığını, icra memuru önünde yapılan resmi işleme bu şekilde itirazın kötüniyetli olduğunu, basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40' tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü' nün 2009/11300 sayılı dosyasından talimat yoluyla Ağrı İcra Müdürlüğü' nün 2009/443 talimat sayılı dosyasındaki hacze dair 07/04/2011 tarihli haciz tutanağında borçlu olarak ... Al.İnş. Nak. Teks. Tur. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti şirketi gösterilmek suretiyle hacze gidildiği, adresin kapalı olması nedeniyle davacının yetkilisi olduğu şirketin adresine gelindiği, davacının haciz esnasındaki beyanında ... Alüminyum Plastik Cam İnş. San. Tic. Ltd. Şti'ne 40.000-TL bedelli senede istinaden bakiye kalan 28.456.20-TL borca şahsı adına kefil olduğunu beyan ettiği, davacının yetkilisi olduğu şirketin adresine gelinerek haciz yapılması, alacaklı gözüken şirketin davalının senet nedeniyle borçlu olduğunu beyan ettiği şirkete isim benzerliği olması ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında davacının borcun sebebi borçlunun kimliği ve borcun miktarı hususlarında esaslı hataya düştüğü sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilerek, davanın kabulü ile davacının davalı şirkete Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü' nün 2009/11300 sayılı dosyasında mevcut kefilliği nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, yasal koşulları oluşmadığından davacı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 07.04.2011 tarihli haciz tutanağında bakiye 28.456,20-TL borca şahsı adına kefil olmuş ve bu miktar borcu 30.08.2011 tarihinde ödemeyi kabul ettiğini açıkça bildirmiş, icra kefili olarak da tutanak altını "okudum" şerhini elyazısıyla yazıp imzalamıştır. İİK' nın 8/son maddesi uyarınca icra ve iflas dairelerinin tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Mahkemece anılan yasa hükmü gözetilmeden davacının haciz tutanağındaki icra kefilliğine ilişkin beyanlarının yorumlanmasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy