MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin teminat olarak verdiği bononun müvekkilinin davalıya borcu olmamasına rağmen davalı tarafından 2.600.000,00 TL olarak doldurulduğunu belirterek müvekkilinin yapılacak olan yargılama neticesinde 2.600.000,00 TL borçlarının bulunmadığının tespitine, müvekkili lehine %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davanın HMK'nun yürürlüğe girmeden önceki bir tarihte açıldığı, HMK'nun 448. maddesinde bu kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek üzere derhal uygulanacağı hükmünün yer aldığı, 6100 sayılı HMK'nun 120. maddesinde gider avansının ön görüldüğü ve dava açılırken gider avansının yatırılmasının zorunlu kılındığı, aynı maddenin 2. fıkrasında ise avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde bu eksikliğin tamamlanması için davacıya 2 haftalık kesin süre verileceğinin hüküm altına alındığı, bu hükme göre davacı vekiline 25/11/2011 tarihinde HMK gereğince çıkarılan tarifeye göre eksik gider avansını yatırması için 2 hafta kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde davacının tarifede belirlenen gideri yatırmadığı gerekçesiyle davacının davasının 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 15.04.2011 tarihinde, yani 1086 sayılı HUMK döneminde açılmıştır. Anılan yasayı yürürlükten kaldıran 6100 sayılı HMK 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 120. maddesinde davacının yargılama harçları ile Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek tutarları dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
Adalet Bakanlığı'nca çıkarılan 30.09.2011 tarihli 28070 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan gider avansı tarifesinin 4. maddesinde dava açılırken ödenmesi gereken avanslar gösterilmiştir. Dava açıldığı tarihte “dava açılması” safhası gerçekleşmiş olduğundan bu husus tamamlanmış işlem sayılır. 6100 sayılı HMK'nun 448. maddesine göre bu kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. Somut olayda dava önceki kanun zamanında açılmış olduğundan tarifenin 4/d maddesinde yer alan tutarın ödenmesi istenemez.
Kaldı ki yatırılması istenen gider avansının ayrıntısı yani hangi giderlere ilişkin olduğu da ayrı ayrı ve açıkça belirtilmemiştir. Hal böyle olunca, anılan ara kararının usulüne uygun olduğu söylenemez. Mahkemece anılan bu yönler gözetilmeden yazılı gerekçeyle dava şartı yokluğundan davanın reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy