MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalından dava dışı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracı 07/11/2006 tarihinde dava dışı şirket adına satın alındığını, söz konusu araç bedelinin bakiye kalan kısmı için 5.420,00 Euro bedellli bono düzenleyip davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin senet bedeli olarak toplam 7.000,00 TL.'yi banka havaleleri ile ödediğini, ancak davalının daha sonra bu ödemeler hiç yapılmamış gibi kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine İzmir 21. İcra Müdürlüğü'nün 2007/16427 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin cebri icra baskı ile icra dosyasındaki tüm borcu ödemek zorunda kaldığını, davacının, davalı yana daha önce yaptığı ödemelerle birlikte toplam ödeme miktarının 22.085,70 TL olduğunu belirterek müvekkili tarafından fazladan ödenen 11.500,00 TL'nin işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ... adına kayıtlı ... plakalı aracı 25.750,00 TL bedelle müvekkilinden satın aldığını, davacının toplam 10.540 Euro bedelli iki adet senet düzenleyerek müvekkiline verdiğini, davacı yanca düzenlenen iki adet senetten birisinin ödeme nedeniyle iade edildiğini, davacı yanca İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2007/16427 sayılı dosyasında haciz sırasında ödeme tahhüddünde bulunduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının İzmir 21. İcra Müdürlüğünün 2007/16427 sayılı takip dosyasında 4.989,21 TL fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.989,21 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK m.297, maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararının denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece verilen kararda HMK m.297 maddesine aykırı davranılarak, sadece bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle kararın gerekçesiz olarak yazılması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy